Sosyal Medya

Çalışma Saatleri

Çalışma Saatleri;
Pazar: 12:00-20:00
Pazartesi:08:00-21:00
Salı:08:00-21:00
Çarşamba:08:00-21:00
Perşembe:08:00-21:00
Cuma:08:00-21:00
Cumartesi:08:00-21:00

2026 – 2027 – 2028 TUTULMALARINA DAİR ANALİZ VE ÖNGÖRÜLER

Değişim başlıyor ….
2026-2028 dönemi, astrolojik olarak “tutulma altın çağı” olarak adlandırılıyor. Bu 3 yıllık dönemde:
3 Total (Tam) Güneş Tutulması
3 Annular (Halka Ateş) Güneş Tutulması
5 Total (Tam) Ay Tutulması
∙Çeşitli Partial ve Penumbral Ay Tutulmaları
Bu kadar yoğun tutulma aktivitesi, 1990-1992 ve 2008-2010 dönemlerinden sonra en büyük kozmik dönüşüm fırsatıdır.

2026–2028 dönemi, gökyüzünde sıradan bir tutulma dizisini değil kolektif bilinçte uzun süredir biriken gerilimin boşaldığı, eski yapıların çözülüp yenilerinin doğmaya zorlandığı kritik bir eşiği işaret ediyor. Nitekim olanları son 6 aydır görüyoruz. Bu yıllar, hem astronomik hem de sembolik olarak nadir karşılaşılan bir yoğunluk taşıyor. Güneş ve Ay tutulmaları yalnızca göksel olaylar değil zamanın ruhunu keskinleştiren, hızlandıran ve geri dönüşü olmayan süreçleri tetikleyen kozmik eşiklerdir.

Bu sürecin ilk kapısı, 17 Şubat 2026’da Kova burcunun son derecelerinde gerçekleşen Güneş tutulmasıyla açılıyor. Kova’nın 28–29 dereceleri, astrolojide “anaretik” yani kritik dereceler olarak kabul edilir. Bu dereceler, bir burcun anlatacak son sözünü söylediği, artık kaçınılmaz bir geçişin eşiğinde olunduğu alanlardır. Kova’nın son derecesinde gerçekleşen bir Güneş tutulması(kolektif plutonyen biçimde uyandı), kolektif bilinç için net bir mesaj taşır özgürlük, teknoloji, eşitlik ve bilgi temelli sistemler artık ertelenemez biçimde dönüşmek zorundadır. Ancak bu tutulmanın “annular” yani tam olmayan doğası, dönüşümün henüz tamamlanmadığını, yarım kalan reformların ve eksik bırakılmış kararların geri döneceğini anlatır. Ay, Güneş’i tam olarak örtmez; ışık bir halka halinde görünür. Bu da karanlığın mutlak olmadığını, fakat mevcut düzenin artık eskisi gibi devam edemeyeceğini simgeler.

Bu tutulma sırasında Satürn Koç ta , Neptün de Koç burcundadır . Gerçeklik ile hayal arasındaki sis perdesi artık kapanmış ; uzun süredir sürdürülen kolektif yanılsamalar çatlamaya başlamıştır . Teknoloji şirketleri, yapay zekâ, otomasyon ve dijital özgürlük alanlarında sert düzenlemeler, ani kırılmalar ve yeni etik tartışmalar bu dönemin ana temaları arasında yer alır.

Henüz bu enerjiler sindirilmeden, 3 Mart 2026’da Başak–Balık aksında gerçekleşen Ay tutulmasını karşılayacağız. Ay Başak’ta, Güneş Balık’tadır. Bu aks, hizmet, sağlık, fedakârlık ve kurban bilinciyle ilgilidir. Başak Ayı, detayları, sistemleri ve beden sağlığını öne çıkarırken Balık Güneşi sezgiyi, merhameti ve teslimiyeti temsil eder. Bu tutulma, sağlık sistemleri, çalışma düzenleri ve ruhsal iyilik hali konusunda ciddi yüzleşmeleri tetikler. Kolektif olarak zihinsel sağlık, bağımlılıklar, kaçış mekanizmaları ve spiritüel yanılsamalar daha görünür hale gelir. Neptün’ün Balık’taki son büyük etkilerinden biri olarak, bu tutulma eski hayallerin çözülüşünü ve gerçeğin çıplak haliyle kabulünü simgeler. Ay’ın bakır-kırmızı renge büründüğü bu fenomen, okült geleneklerde eski düzenin ölümü ve yeninin doğumuyla ilişkilendirilir.

2026 yazına gelindiğinde, 12 Ağustos’ta Aslan burcunun 20 derecesinde gerçekleşen tam Güneş tutulması, sahneyi tamamen değiştirir. Aslan, liderlik, kraliyet , iktidar, gurur ve yaratıcı güçle ilgilidir. Güneş’in kendi yönettiği burçta tutulması, otorite figürlerinin sorgulanacağı, ego temelli liderliklerin çözülmeye başlayacağı bir dönemi anlatır. Bu tutulmanın Avrupa üzerinden geçmesi, özellikle İspanya ve İzlanda’nın merkezde yer alması, Avrupa’daki politik yapılar, monarşiler ve geleneksel güç merkezleri açısından sembolik olarak son derece güçlüdür. Çocuklar, eğitim sistemleri, sanat ve eğlence endüstrisi de bu tutulmanın dönüştürücü alanları arasındadır.

Aynı aksın devamı niteliğinde, 28 Ağustos 2026’da Balık–Başak hattında gerçekleşen kısmi Ay tutulması, Mart ayında başlayan süreçlerin henüz tamamlanmadığını hatırlatır. Kısmi tutulmalar tam kopuşlar yaratmaz daha çok süregelen belirsizlikleri, yarım kalan kararları ve ikinci şansları temsil eder. Duygusal karmaşa ile düzen arayışı arasında gidip gelen bir kolektif ruh hali bu dönemin temel atmosferidir.

2027 yılına girildiğinde, 6 Şubat’ta Kova burcunun orta derecelerinde bir başka halka ateş Güneş tutulması yaşanır. Bu tutulma, 2026 Şubat’ındaki çağrının bir yıl sonra tekrarlanması gibidir. Öğrenilmeyen dersler yeniden sahneye çıkar. Afrika ve Güney Amerika üzerinden geçen bu tutulma, bu bölgelerde teknolojik sıçramalar, yeni liderlikler ve toplumsal hareketlenmelere işaret eder.

2027 yazında, Oğlak burcunun son derecelerinde gerçekleşen neredeyse tam Ay tutulması, kurumsal yapıların ve otorite sistemlerinin kırılganlığını gözler önüne serer. İş–aile dengesi, devlet–birey ilişkileri ve meşruiyet krizleri bu dönemde daha görünür hale gelir.

Ve ardından, 2 Ağustos 2027’de gerçekleşen, yüzyılın tutulması olarak anılan Aslan burcundaki tam Güneş tutulması gelir. Altı dakikayı aşan totalite süresiyle bu tutulma, yalnızca astronomik değil sembolik olarak da olağanüstüdür. Tutulmanın en güçlü noktası Mısır, Luxor yakınlarından geçer. Antik Güneş kültlerinin merkezi olan bu coğrafyada yaşanan uzun bir karanlık, eski güçlerin çözülüşünü ve yeni bir spiritüel bilincin doğuşunu simgeler. Orta Doğu ve Kuzey Afrika için bu tutulma, politik, ekonomik ve inanç sistemleri açısından derin dönüşümlerin habercisi olabilir.

2028’e gelindiğinde tutulmalar Yengeç ve Aslan aksına kayıyor. Aile, vatan, duygusal güvenlik ve aidiyet temaları ön plana çıkar. Temmuz 2028’de Aslan burcunun sıfır derecesinde gerçekleşen tam Güneş tutulması, yeni bir liderlik paradigmasının doğuşunu simgeler. Yılın sonunda, 31 Aralık 2028 gecesi Yengeç burcunda yaşanan tam Ay tutulması ise, 2020’lerin kapanışını ve 2030’lara duygusal bir geçişi temsil eder. Eski bağlar çözülür, kolektif hafıza yeniden şekillenir.

Tüm bu tutulmalar, Pluto’nun Kova burcundaki uzun yolculuğunun, Satürn’ün Koç’taki sert gerçekçiliğinin, Uranüs’ün İkizler’de yarattığı iletişim kaosunun ve Neptün’ün Koç’ta dağıttığı yanılsamaların eşliğinde gerçekleşmektedir. 2026–2028 dönemi, kaçınılmaz bir evrim sürecidir. Direnen zorlanır, uyumlanan dönüşür.

Hermetik ilkenin dediği gibi: “Yukarıda nasılsa aşağıda da öyledir.” Gökyüzünde yaşanan bu kararmalar, ışığın kaybolduğunu değil; biçim değiştirdiğini hatırlatır. Tutulmalar karanlık değil, farkındalık anlarıdır. Hazırlıklı olan için bir son değil, yeni bir başlangıçtır.

Onur Güven

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Onur Güven sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin