METAFİZİK VARLIKLAR KONUSUNDA ASTROLOJİK GÖSTERGELER

Astrolojik açıdan bir kişinin soyut varlıkları görebilmesi veya duyabilmesi Neptün ( soyut varlıklar ) , Mars ( enerji ) açıları ( bilhassa 12. Ev ve 8. Evdeki yerleşimleri ) aktifse mümkündür Şeytani varlıklar gördüğünü söyleyenlerde ise aşağıda okuyacağınız örneklerde de görüldüğü gibi Satürn ( Satan / Şeytan ) , Neptün ( soyut varlıklar ) , Mars ( enerji ) arası açı bağlantılarının ( bilhassa 12. Ev ve 8. Ev yerleşimleri ) aktifliği söz konusudur .Pluto da çoğu vakada bu üç gezegene eş zamanlı açı yapmaktadır .

Ayrıca 12. Evdeki bir Satürn , Neptün ‘ün doğal evinde olduğu için soyut varlıkları , somut olarak görebilme yetisi verebilmektedir .

Genel kural olarak haritanızda gezegenler arası bir yerleşim , transitte de burç gözetmeksizin varsa , bu durumdan siz daha çok etkilenirsiniz .Bu yüzden bu tür olayların tetiklenme zamanları , sizde bu iki gezegen arası açı varsa ,transitte de Mars , Neptün arası açı bağlantıları oluştuğunda ya da transitteki Mars ‘ın ya da Neptün ‘ün , natal haritanızdaki Mars’a ya da Neptün ‘e açı yapmaya başladığında olur .Aynı durum Satürn , Mars , Neptün bağlantıları için de geçerlidir .

Natal haritasında Mars , Neptün açısı olanlar sembolizm gereği düzenli olarak yüzme , dalış ( Mars her türlü eylemleri ve Neptün deniz , göl ve sıvıları temsil ettiği için) , balık tutma , besleme ( evde akvaryum olabilir ) , dans, meditasyon , kollektif için gönüllülük prensibiyle yapılan tüm çalışmalar , yoga , dua etmek ,sağlıklı kişiler için düzenli kan bağışında bulunmak, sadaka vermek , enerji çalışmaları ,refleksoloji , sülük tedavisi , dengede kalmak şartıyla spiritüel uğraşlar , alkol , sigara , uyuşturucu ve bağımlılık yapan her türlü maddeden uzak durmak , şifa çalışmaları , ilham ve vizyonlar kullanılarak yapılan tüm aktiviteleri hayatlarına dahil edebilirler .

Satürn , Neptün , Mars ya da Satürn , Mars , Neptün , Pluto açısı olanlar ise bu ağır enerji tetiklendiği zamanlar kadim uygulamalardan kurşun dökme ( Satürn /kurşun ; Mars /kaynatmak , dökmek ; Neptün /sıvılar ; Pluto /enerjinin değişimi , dönüşümü ) ya da hacamat yaptırabilirler .( 5000 yıl öncesine dayanan bir çeşit akupunktur yöntemi olan hacamat, derinin ( Satürn ) bir neşter ( Mars ) yardımı ile çizilip ağzı geniş bir bardak, kavanoz veya şişe ( Satürn ) ile oluşturulan emme gücüyle kanın çekilmesi ( Mars /Neptün ) şeklinde uygulanır .)

Örnek 1: Şeytan Çıkarma Ayininde İşkenceyle Öldürülen Anneliese Michel’in Hikayesi

( Satürn , Neptün kavuşum , Mars ‘a sekstil .Ayrıca Pluto , Satürn/ Neptün kavuşumuna sekstil , Mars ‘a üçgen açı yapmaktadır )

Papaz eğitimi almış katı katolik bir baba , üç rahibe kızkardeş ve obsesif derecede dindar bir anneden dünyaya gelen Anneliese , çok katı bir din eğitimi ile yetişti.
Annesi Anna , babası Josef Michel ile nişanlıyken evlilik dışı bir kız dünyaya getirerek , kendi ailesini utanca boğduğu için evlenirken siyah bir duvak takmaya mecbur edilmişti. Evlilik dışı dünyaya gelmiş Martha sekiz yaşında ölünce , suçluluk psikolojisinin pençesindeki annenin günahının faturasını Anneliese ödedi. Annesi sürekli tenkit edip her hareketini kontrol ediyordu.
Meryem Ana sendromu olarak da adlandırılan bir psikolojik duruma evrilen iyi niyetli, tatlı Anneliese, Dünya’daki bütün kötülüklerden kendisini sorumlu hissediyor, karşısına çıkan insanların acılarını çekip onların yükünü azaltmak istiyordu. Bir gün tren istasyonunda yatıp kalkan uyuşturucu müptelalarının günahlarının bedelini ödemek için onlarla beraber soğuk, taş yerde bile yatmıştı .

Yüzünden gülümsemesi eksik olmayan Anneliese zeki, çalışkan bir kızdı. Yüzmek, tenis oynamak, şarkı söylemek, piyano, akordeon çalmak gibi ilgi alanları olan dışa dönük genç kızın hayali öğretmen olmaktı.
Bir erkek arkadaşı olduğunu duyan annesi , buna karşı çıktı .İtaatkar Annelise , erkek arkadaşı Peter’den annesi yüzünden ayrılmak zorunda kaldı. İstekleri ve ailesi arasında kalmak istemiyordu. Evlilğe bakire olarak gitmesi gerktiği defalarca annesi tarafından telkin edilen ve her hareketi eleştirilen Anneliese , okul arkadaşlarının da ifade ettiği gibi içine kapandı. Bu depresyon Anneliese’nin yuvarlandığı uçuruma doğru atılmış ilk adımıydı.

Gençlik ateşi, özgürlük isteği ve cehennem korkusu arasında bocalayan Anneliese’nin ruhu daha fazla dayanamadı.
1968’de 16 yaşında yaşadığı ilk atakta bilinç kaybını felç takip etti. Yaşadığı kasılma ve kramplardan dolayı Anneliese kendi dilini ısırdı. Bilinmeyen karanlık bir gücün pençesine düşmüştü sanki… Karnında bir ağırlık hissediyor ve kıpırdayamıyordu. Yardım için sesi bile çıkmayan çaresiz genç kız, durumunu ‘cehennemin ortasına düşmek’ olarak tarif ediyordu.
Yapılan tetkiklerde epilepsinin çok şiddetli bir formu olan ‘Grand Mal’ olduğu ortaya çıktı. Sonraki sene arka arkaya iki atak daha yaşadı. Yorgun ve zayıf düşen Anneliese zatürreye yakalandı ve dolaşım bozukluğu teşhisiyle klinikte tedaviye alındı. Sonraki yıllarda (temporal lobu solda) bir beyin patolojisi tespit edilen Anneliese’ye verilen kuvvetli ilaçların, saplantılı inanç ve korkulara etki etmesi zor görünüyordu. Durumu umutsuz bir hal almıştı…

1973’de İtalya’da bir kilise ziyareti esnasında olaylar iyice çığırından çıktı. Ayaklarının altında cehennem ateşini hisseden Anneliese kiliseden koşarak kaçtı. Dini nesnelere ve dualara tahammül edemiyordu. Etraftaki ziyaretcilerin hepsi kendisinden gelen kötü kokuyu fark etmişti. Ailesi Anneliese’nin şeytan tarafından tacize uğradığını düşünüyordu.
Doktorların çaresiz kaldığı ataklardan sonra yemeden içmeden kesildi. Duyduğu seslerden ve gördüğü iblis imgelerinden dolayı uykusu kaçan, sürekli hareket edip, kendine ve çevresine zarar veren, köpek gibi masa altlarına sürünen ve havlayan, böcek ve kömür yiyen, ölü bir kuşun kafasını koparan ve hatta yerden kendi idrararını yalayan, gün içinde altı yüz kez diz çökmekten dizleri parçalan, paranoyaların çıldırttığı bir insana dönüştü.
‘Bütün testleri geçeceksin. Ama farklı türden testler için de zorlanacaksın. Bu Tanrı’nın sana bir lutfudur. Ölümüne değin sadık kalacaksın.’

Anneleise iki kere red etmesine rağmen, 1975 yılında ailenin israrıyla ‘Büyük Şeytan çıkarma’ işlemi büyük kilise tarafından kabul edildi ve bu iş için iki rahip atadı. Haftada 2-3 seans yapıldı. Katolik kilisesinin exorcism icin 1614 yilindan beri rituale ‘romanum’ adi altinda kabul gormus ve uygulanan katı kuralları vardı. Bu kurallardan biri şeytanın girdiği bedeni zayıflatarak onu güçsüz bırakmaktı.
Anneliese aşırı inançlı ailesinin telkinleriyle lanetlendiğine derinden inandı. Yemek yememeye başladı. Duvarı ısırmaya kalkıştığında birkaç dişini kaybeden ve burnunu yere vuran, iblislerin soyunması için zorladığı Anneliese’yi zapt etmenin mümkünatı yoktu.

Kendisine zorla zerk edilen dini yargıların yarattığı suçluluk ve hep bastırılmış masum istekleri arasında sıkışıp kalan genç kadın , tüm gerçeklik algısını yitirdi. Hep günah diye bastırdığı, insanlığa, kadınlığa ve gençliğe dair bütün arzuları içinde farklı bir benliği besledi…
Şeytan çıkarma işlemi esnasında Anneliese’nin bilinçaltından çocukluğu bir iblis olarak seslendi: ‘Hayır Anne, sabahın bu saatinde kiliseye gitmek istemiyorum. Uyumak istiyorum, oyun oynamak…Kiliseden nefret ediyorum.’

Ailenin de dahil olduğu son şeytan çıkarma ayininden sonra zavallı Anneliese, zatürreden kaynaklanan ateşten bir deri bir kemik halde öldü. Anneliese’yi tanıyan sınıf arkadaşı ölüm haberini aldığında söylediği ilk şey ‘ Onu öldürdüler !’ olmuştu .
Anne ve baba tutuklandı, şeytan çıkaran rahipler ihmalkarlık ve cinayetten suçlu bulundular ve 6 aylık hapis cezasına çarptırıldılar. Bunun yanında şeytan çıkarma operasyonuna onay veren Roma Katolik Kilisesi ve psikopos olaydan bihaber oldukları yalanını ortaya atarak suçlamalardan sıyrıldı. Oysa şeytan çıkaran rahipler genç kadının durumu hakkında sürekli piskoposa rapor veriyordu.

Adli Tıp raporuna göre Anneliese’in ölüm nedeni yetersiz beslenmeydi. Fiziksel ve sinirsel yorgunluk, kalp ve dolaşım problemleri ve ilaç tedavisinin olumsuz etkileri dışında beyin ve iç organları, sağlıklıydı.
Psikiyatristler,epileptik nöbetlerin, şeytan çıkarma işlemine dönüştürülüp, kronik hale getirildiğini ifade etti. Rahiplerin şeytan çıkarmada kullandığı ritüeller ve telkinler Anneliese’in psikotik davranış biçimini tetiklemişti. Yaptığı her şey , baskılarla bozulmuş cinsel gelişiminin onda bıraktığı hasarlardan ve otoriteye karşı nefretle gösterdiği tepkilerden ibaretti.

Bir manastır rahibesi Anneliese’nin kendisine görünüp: “Ölümüm, Alman halkının günahlarını kefaretini ödemek ve kurtuluşu içindi. Tanrının sonsuz gücünün göstergesi olarak vücudum hiç bozulmadı’ dediğini iddia etti. Anneliese’yi azize gibi gören hayranları türedi ve vücudunun hiç bozulmadığı hikayesini kulaktan kulağa yaydılar.
Apar topar ucuz bir tabutla gömülen Anneliese’nin mezarı ölümünden 2 sene sonra babasının refakatinde ve belediye başkanı ile cenaze evinin görevlisi şahitliğinde açıldı. Tabutu açıldığında vücudun haddinden daha fazla bozulduğu görülüdü. Anneliese’in naaşı daha sonra daha şık bir tabutla başka bir yere gömüldü.

İçine şeytan kaçtığı düşünülerek, ailesinin onayı ile Katolik klisesi temsilcileri tarafından dehşet verici şeytan çıkarma ritüeline maruz kalan Anneliese Michel, ihmalkarlık, tıbbı desteksizlik ve açlıktan dolayı öldüğünde 23 yaşında ve 31 kiloydu.
Anneliese’nin acı dolu hikayesi şeytan çıkarma temalı ‘Exorcism’ filmlerine ilham verdi.
Oysa bu hikayede asıl şeytan , gencecik bir insanı tahakküm altında inleten kurumlar ve kendi hatalarını çocuklarında temize çekmeye çalışan ebeveynlerdi… Asıl şeytan özgürlüğün karşısındaki dogmalar, her baktıkları yerde kendi sapkınlıklarını gören karanlık vicdanlardı…
‘Cennete ulaşmak için, hiçbir şey çok fazla değil benim için… Tanrı isterse başkaları için hayatımı vermeye hazırım. İnsanın insanından değil Tanrı’nın insanından medet umun.'( Kyn:onedio)

Örnek 2: Sam’in Oğulları-Netflix belgeseline konu olan David Berkowitz ‘in hikayesi

( Satürn , Neptün kavuşum 12. Ev , 8. Evdeki Mars ‘a üçgen .Ayrıca Pluto , her iki yerleşime partil sekstil yapmaktadır .)

David Berkowitz, 1953 yılında New York’ta dünyaya geldi. Fakat bebekken başka bir aileye evlatlık verildi. Gençken birçok kez kundakçılık ve hırsızlık yaptı, başı sürekli beladaydı. Bu nedenle 17 yaşında orduya yazıldı ve Kore Savaşı’na gitti. 1974 yılında ordudan ayrılıp ülkesine geri döndü ve suç işlemeye devam etti. Ancak artık işlediği suçlar daha fazla şiddet içeriyordu. Uzmanlar, bunun nedeninin Berkowitz’in evlatlık olduğunu öğrenmesi ve gerçek annesini bulup reddedilmesi olduğunu düşünüyordu .
Netflix’te yayınlanmaya başlayan “Sam’in Oğulları: Şeytani Tarikatın İzinde” adlı belgesele konu olan cinayetler 1976 yılında başladı. New York’ta bir yıl boyunca silahlı saldırılar yaşandı. Bu saldırılarda 6 kişi öldü ve 7 kişi yaralandı. Bu saldırıların faili olan 22 yaşındaki David Berkowitz, 1977 yılında yakalandı ve suçunu itiraf etti. Daha sonra mahkemeye çıktı ve altı kez ömür boyu hapis cezası aldı. Ayrıca 90’lı yıllarda bu saldırıları kendi başına düzenlemediğini de söyledi. Berkowitz, bu cinayetleri satanist bir tarikatın üyesi olduğu için işlediğini belirtti.

Berkowitz yakalandıktan sonra ilk saldırısını 1975 yılında yaptığını söyledi ve aynı yılın Noel arifesinde iki kadını bıçakladı. New York’ta işlediği dehşet saçan cinayetler ise 29 Temmuz 1976 tarihinde başladı. 18-19 yaşlarındaki Donna Lauria ve Jody Valenti’ye silahlı saldırıda bulundu. Bu saldırıda Donna hayatını kaybetti, Jody ise yaralı kurtuldu. Daha sonra Jody, Berkowitz’in eşkalini polise verdi.
Berkowitz yaklaşık bir yıl boyunca New York’ta silahlı saldırılar düzenlemeye devam etti. Bu saldırıların hepsinde 44 kalibrelik bir silah kullandı. O zamanın gazeteleri, katile “.44 Katili” lakabının taktı. Bu arada New York Polis Teşkilatı, katili yakalamak için büyük bir ekip oluşturdu. Fakat bu ekip uzun bir süre faydalı olamadı.
Mayıs ayındaki saldırıların işlendiği yerde bir mektup bulundu. Bu mektupta katil kendisine “Sam’in Oğlu” diyordu ve babalarının Sam’in çocuklarına çok kötü davrandığını yazıyordu. Daha sonra söz konusu cinayetleri işlediğini iddia eden bir kişi, New York Daily News’in köşe yazarı Jimmy Breslin’e bir mektup gönderdi. Mektupta anlamsız cümleler vardı. Fakat bu mektuplar ileride yapılan araştırmalarda çok işe yarayacaktı.
Berkowitz son saldırılarını yaptığı bölgede aldığı bir park cezası yüzünden yakalandı. Berkowitz, arabasını bir yangın musluğunun önüne park etmişti. Bu nedenle polis onun aracına ceza yazdı. Bu sırada polis, Berkowitz’in arabasının, cinayetler kapsamında aradıkları bir araca benzediğini düşündü ve araştırmalarını derinleştirdi. Kısa bir süre sonra Berkowitz yakalandı.
Berkowitz, tutuklandıktan sonra kendisinin Sam’in Oğlu olduğunu ve tüm cinayetleri işlediğini kabul etti. Sorgusu sırasında, cinayetleri komşusunun köpeği emrettiği için işlediğini söyledi.

Satanist bir tarikat olduğuna dair iddiaları ortaya çıktı

Berkowitz, yakalandıktan sonra New York Post gazetesine bir mektup gönderdi. Mektupta “Dışarıda Sam’in başka oğulları da var. Tanrı dünyaya yardımcı olsun.” diye yazıyordu. Ancak Berkowitz, daha sonra bunun bir yalan olduğunu ve tüm cinayetleri tek başına işlediğini söyledi.
Diğer yandan Berkowitz, yıllar içinde anlattığı şeyleri sürekli değiştirdi. 90’lı yıllarda komşularının oğullarıyla birlikte satanist bir tarikata üye olduğunu iddia etti. Daha sonra çeşitli gazetelere gönderdiği mektuplarda, farklı eyaletlerde işlenen cinayetlerin bu satanist tarikat İle bağlantılı olabileceğini belirtti.
2015 yılında cezaevinden çektiği videolarda satanist tarikat iddialarını sürdürmeye devam etti. Ayrıca cinayet emirlerini bir köpekten değil, “Samhain” isimli bir şeytandan aldığını söyledi. O dönemde iddiaları destekleyen şey ise saldırıların ardından çizilen robot resimlerin birbirlerinden farklı olmasıydı. Ayrıca bazı görgü tanıklarının verdikleri ifadelere göre, cinayeti işleyen kişinin görüntüsü Berkowitz’e benzemiyordu.
1990 yılında soruşturma yeniden açıldı. Fakat yapılan araştırmalarda bu iddiaları destekleyecek bir kanıt bulunamadığı için soruşturmaya son verildi.

Sam’in Oğulları belgeselinde de yer alan Maury Terry, soruşturmadaki en önemli kişilerden biriydi.

Gazeteci Maury Terry, yayın kuruluşu Gannett için Berkowitz’in cinayetleri ve soruşturma hakkında birçok makale yazdı. Terry, araştırmalarının sonucunda cinayetleri tek bir kişinin işlemediğini iddia etti. Ayrıca tüm ulusa yayılmış bir satanist tarikatın olduğunu öne sürdü. Bazı farklı eyaletlerde işlenmiş olan cinayetlerin bu tarikatla bağlantılı olduğunu düşünüyordu. Diğer yandan Terry, bu satanist tarikatın ünlü bir seri katil olan Charles Manson’la da bağlantılı olduğuna inanıyordu. Bu konuları yıllar boyunca araştıran Terry, 1987’de “The Ultimate Evil” adında bir kitap yazdı.
Maury Terry, 2015 yılında yaşadığı kalp rahatsızlığı sebebiyle 69 yaşındayken vefat etti.( Kyn: listelist)

Örnek 3: Richard Muñoz Ramirez

( Mars , Neptün karesi ; Neptün ‘e Satürn ve Pluto sekstili)

Kaliforniyada ölüm sırasının gelmesini beklerken doğal nedenlerle ölen idam mahkûmu seri katil. 1985te Kaliforniya`yı soygun, tecavüz ve cinayetle teröre boğarken medya tarafından ‘Gece Avcısı’ (Night Stalker) lakabı takılmıştır.

Ricardo Ramirez, Texas eyaletinin El Paso kentinde Ispanyol asıllı Amerikan vatandaşlarının yaşadığı bir mahallede 28 şubat 1960 tarihinde dünyaya gelmişti. Babası Julian yasadışı bir göçmendi .Ülkede kaçak olarak barınıyor, demir yolu hattında ve istasyonlarda ufak tefek işlerde çalışarak karısı Mercedes ile yedi çocuğunu geçindirmeye çalışıyordu. En küçük çocuk olan Richardo’nun çocukluğu yoksulluk içinde geçmişti. Büyüme çağında tek yaptığı, kendisi gibi yoksul diğer oğlanlarla takılmaktı. Anne Mercedes katı katolik inancına sahip bir kadındı .Tüm yoksulluklarına karşın çocuklarını dürüst, ahlaklı bireyler olarak yetiştirmeye çabalıyordu. Aslında biri dışında da başarılı olmuştu .Sadece Ricardo kardeşlerinden farklıydı .İlkokuldaki öğretmenlerine göre akıllı bir çocuktu .Ancak daha sonra kendisiyle görüşülen öğretmenlerinden biri ”Akıllıydı ama okulu sevmiyordu, keşke derslere biraz daha ilgili olabilseydi,” demişti. Ricardo gerçekten de okulu sevmiyordu .9.sınıfta tüm ilgisini yitirdiği için iki kez peş peşe sınıfta kaldı. Bu dönemlerinde okuldan çok atari salonlarında zaman geçiriyordu. Daha o sıralar ufak tefek hırsızlıklara başlamıştı. Sonra işi ilerleterek evlere de girmeye başladı. Polis Ricardo’yu çeşitli kereler yakaladı. Mahkeme yaşından ötürü onu kısa sürelerle kaldığı ıslah evlerine gönderiyor, sosyal hizmetlerde gönüllü çalışma cezası veriyordu. Ancak bunlar genç Ricardo’yu ıslah etmekten çok uzak cezalardı. Biraz daha büyüdüğünde adını Richard’a çevirtti. Bu arada yeni ilgi alanları bulmuştu. Savaş sanatları, marihuana ve heavy metal. En çok dinlediği gruplar Judas Priest ve Black Sabbath’dı. Bir süre sonra satanizme ilgi duymaya başladı. Kara büyü,şeytan,iblisler,canavarlar,ejderhalar ilgisini daha fazla çekmeye başladı. Annesi onu zorla Incil derslerine gönderiyordu. Richard da gidiyordu ancak genç rahiplerin anlattıklarının tam tersini kendine yakın hissediyordu. Incil derslerinden çıktıktan sonra kütüphanelere gidiyor, hocalarının Isa ve 12 havarisine kıyasla daha arka plana attıkları ve fazla değinmedikleri Şeytan ve cennetten kovulan meleklerle ilgili araştırmalar yapıyordu.
Şeytana tapan seri katil Richard , kurbanlarını ailelerden
seçiyordu.Girdiği evde önce hızlı bir şekilde ailenin reisini öldürüyor,sonra anne ve çocuklara işkence yaparak katlediyordu.16 kişiyi öldürmekle suçlandı.Katliamını gerçekleştirdikten sonra olay yerinde AC/DC albümleri dinliyor ve ardında bıraktığı cesetlere bırakarak uyuşturucu kullanıyordu.Sprey boyalarla duvarlara şeytanı yücelten sloganlar yazıyordu.Fotoğraflarının gazetelerde yayımlandığı gün , Los Angeles’in göbeğinde bir kadına saldırmaya kalkınca yakalandı.Öldürdüğü bir kadının gözünü kaşıkla oyarak ailesine postalayacak kadar hasta ruhluydu.
idam cezasına çarptırıldığını duyunca jüriye dönerek “Vay be, ölüm toprakla gelir.Disneyland da görüşürüz.”dedi.( Kyn: weebly)

Örneklerde beş ptolemik açı olan kavuşum , karşıt , kare , sekstil ve üçgen açılar ve minör açılardan 150 ve 135 derecelik açılar esas alınmıştır .

Aslıhan K (Astrodata)

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: