ASTRO SEMBOLİZM GRUP ÇALIŞMALARI 2

SEMBOL ATAMADA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
-Bir varlığa sembol atamadan önce , o varlığa dair fiziksel özellikler ,biyolojik ve kimyasal yapısı , canlı varlıklarda ek olarak davranış özellikleri , varsa mitolojisi , değişik tradisyonlarda onlara atanan anlamlar gibi bilgiler toplanır .
-Bu bilgiler ışığında en çok vurgulanan , altı çizilen kavramlarla eşleşen gezegen veya burçlar tespit edilir ve ana sembolik olarak kabul edilir .Yan sembolikler de gerek görülürse eklenebilir .
-Sembol atarken mitolojiler yol göstericidir ancak belirleyici değildir .Çünkü aynı varlığa değişik tradisyonlarda ve mitlerde taban tabana zıt kavramlar yüklenebilir .
-Sembol atarken öncelikli kişisel gezegenler , sonra toplumsal gezegenler , en son kollektif gezegenler değerlendirilmelidir .Bir kavramın kişisellerde karşılığı varsa , önce o gezegen esas alınır .
-Semboller enerji sağaltmada kullanılabilir .Ancak somut eylemler daima önceliklidir .

Onur Güven

YENGEÇ SEMBOLİZMİ

Yengeçlerin genel özelliklerine bakalım .
Yengeçler yan yan yürümesi açısından nadide canlılardandır .Kıskaçlarını iyi kullanabildiği sürece her türlü hayvanı öldürebilecek bir gücü vardır.
Avlarını uzaktan gözleriyle tarayarak algılarlar.
Vücutları sert bir kabuk ile kaplıdır.

Denizde en fazla 1500 metre derinliğe kadar inebilen yengecin en büyük silahı kıskaçlarıdır.Kendini tehlikede hissettiği anda kıskaçlarını harekete geçirir.

Yengeç simgesel olarak Çin halk kültüründe doğal ortamı dışında kalan bölgelerde “ veba getiren canavar” ,

Kurutulup evlerin kapısına asılması ya da kapı üzerine resmedilmesi durumunda kötü büyüden korunma gücü ,

Halk hekimliği uygulamasında simgesel anlamda cinsel uyarıcı ,

Sufi kültürde vücudun karaciğer , mide ve göğüs bölümüyle betimlenen , gezegeni Ay olan hayranlık simgesi ( simgeler sözlüğü )

seretan / seretân / سرطان
Tıb: Kanser hastalığı.
Yutmak.
Yengeç.
Cevza Burcu ile Esed Burcu arasındaki burcun ismi. (Rumi 9 Haziran’da başlar)
Kanser.
Kangren, kanser hastalığı.
Yengeç. (Arapça)

Aya benzer bir hayvan olan yengeç , tereddüt sembolü olarak , ay gibi ilerler ve geri çekilir .En küçük bir tehlikede kabuğunun içine saklanır .( semboller sözlüğü )

Yengeçlerin hayret verici kabuk değişim süreci vardır .https://evrimagaci.org/yengeclerin-hayret-verici-kabuk-degisimi-7837

Yengeç Grasper’in hikayesi ;
“Kayalıklarda arkadaşlarıyla birlikte yaşayan yengeç Grasper, bir gün kabuğunu yanında görünce ondan ayrıldığını anlar ve endişelenir. Arkadaşları ona, endişelenmemesi gerektiğini, kabuk değiştirdiğini söylerler. ‘Yeni bir kabuk oluşturuncaya kadar korumasızsın’ derler. ‘Kabuğunun sertleşme sürecinde, içinde farklı sesler ve istekler de yükselecek. Sana şimdiye kadar yaşadığın bu yerleri terk etmeni söyleyen sesler de duyacaksın. O sesleri dinleme’ diye de uyarırlar…
Bir süre sonra Grasper, o sesleri duymaya başlar. Arkadaşlarının uyarılarına rağmen içindeki sesin peşine düşerek; yaşadığı, tanıdığı dünyanın dışını keşfetmeye karar verir ve yola çıkar. Kayalıkları aşan Grasper, olağanüstü bir görüntüyle karşılaşır.
Hayranlıkla yeni yerlere bakarken bir kayalıktan dev gibi bir yengecin çıktığını ve kendisine doğru yürüdüğünü fark eder. Bu, Grasper’in gördüğü en büyük yengeçtir. Oysaki yaşadığı yerdeki yengeçler, kendisi gibi küçüktür Dev yengece nasıl bu kadar büyüyebildiğini sorar. Dev yengeç, gelişmeye, kabuk değiştirmeye devam ettiği, bildiği hayattan ve benlikten vazgeçmeye izin verdiği takdirde aynı şeyi onun da yaşayacağını anlatır. Grasper’e; ‘Bir yengeç içinde yaşadığı dünya kadar geniş ve yüreği kadar büyük olur’ der. Grasper, bu sözlere çok şaşırır. Ona her zaman, bu dünyada güvende olabilmek için sert bir kabuğa ve sert bir yüreğe sahip olması gerektiği öğretilmiştir. Dev yengeçle birlikte kendi potansiyeline ulaşmak ve dev bir yengeç olabilmek için ufkunu genişletmesi gerektiğini anlamaya başlar. Grasper, yüreğinin yumuşaklığını
korumak zorunda çünkü sert bir kalbin büyümesine imkân olmadığını da anlamıştır artık. Yengeç Grasper’e artık sadece hayatta kalmak yetmeyecektir. Kendisini keşfetmek ve gerçekleştirmek üzere yola çıkar.”

Biraz da yengeç sepeti sendromu nedir bakalım .”Kumsalda yürüyen bir adam, avlanan balıkçıya yaklaştığında kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri görür. Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır, çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür. Balıkçıya sorduğunda “Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak, pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçamıyacağından emin olur, geri kalanlar da aynı kaderi yaşarlar.” yanıtını alır. Tek yengeç kapaksız kovadan rahatlıkla çıkabilirken sayı arttıkça kaçış imkansızlaşır. Çünkü birbirlerini yukarı itmek yerine, aşağı çekerek engellerler. Sonunda kimse kazanamaz. Bu durum, Yengeç Sepeti Sendromu’nun çıkış noktasıdır

Filipinliler arasında popüler olan kavram, ilk olarak aktivist yazar Ninotchka Rosca tarafından kullanılıyor. “Ben sahip değilsem, sen de olamazsın.”, “Ben başaramıyorsam, sen de başaramazsın.” anlayışını ifade eder. Bazı insanlar, bencilce davranarak hırslarını ön plana alarak başarmanın yolunun başkalarını geride tutmak olduğunu düşünürler. Kendileri ulaşamıyorsa, sizin de hayalleriniz, hedefleriniz uzak olmalıdır. İstekleri budur. Rekabetçi duygularla, hasetlik ve kıskançlıkla çabalarınızı sabote etmeye çalışırlar.”( Dr .İlhami Pektaş )

Bu hikâye, sosyoloji literatüründe önemli bir perspektif olarak yerini alır.

Tüm bu bilgiler ışığında değerlendirecek olursak yengeçlerde ana sembolik Ay ve yengeç burcudur .Yan sembolikler olarak Mars’ın düşük olduğu yengeç pozisyonu ( pasif -agresif tutum ) , Satürn’ün zararda olduğu yengeç pozisyonu ( yengeç sepeti sendromu ) , ayrıca kabuğu , zehirli türlerinden dolayı da Satürn .Kabuk değişim süreci Pluto .

Onur Güven

ÖRÜMCEK SEMBOLİZMİ
Çin kültüründe uğur getiren hayvan simgesi ; ağından aşağı doğru kaymasından esinlenilerek oluştuğu kabul edilen “ gökyüzünden inen talih “ simgesi ,

Uzaktan dönen bir oğulun ya da misafirin habercisi olarak algılandığı için “ bir anneye neşe veren “ hayvan simgesi ,

Ortodoks inançta , simgesel anlamda “ koruyucu hayvan “

İslami gelenekte de koruyucu hayvan simgesidir . Hicret sırasında Peygamberimiz bir mağaraya sığınır .Örümcek mağaranın ağzına ağ örer .Bunu gören Mekkeliler mağarada kimsenin bulunmadığı kanısına vararak çekip giderler .( simgeler sözlüğü )

Karşıt görüşler de yok değildir .Bazı tradisyonlarda kötülükle de özdeşleştirilmiştir .”Gece görünen örümcek umut , sabahki keder , öğleden sonraki hediyedir.” tarzında inanışlar da mevcuttur .

Gregoire le Grand ‘ a göre örümcek sinsi ve acımasızdır .” Örümcek ağlarını incecik iplikler yardımıyla büyük bir düzen ve titizlikle oluşturduğuna dikkat çekmek gerekir .Benzer şekilde riyakarlar tüm davranış ve hareketlerinde tutumlu ve ihtiyatlı görünürler.” ( semboller sözlüğü )

Mitolojisi ise şu şekilde geçer .”Athena insanların yaptığı bütün sanatların ve işlerin, özellikle kadınların yaptıkları ince nakışların işlemelerin koruyucusu idi. Hera’nın gelinliğini kendi elleri ile hazırlamıştı. Bu gibi işlerde oldukça başarılı olan Yunan kadınlar sanatlarını Athena’yı çalışırken seyrederek öğrendiklerini, onun öğütlerini dinlediklerini söyleyerek övünürlerdi. Fakat iyi kalpli yumuşak Athena’nın da zaman zaman öfkeye kapılıp kalp kırdığı, intikam aldığı olurdu.

Efsaneye göre Lidyalı güzel bir kız olan Arakne gergef işlemekte, oya yapmakta o kadar başarılıymış ki arada sırada Nympha’lar bile, ormanlardan ve su başlarından ayrılarak onu izlemeye gelirlerdi. Bir gün periler ona bu güzel sanatı “Bu kadar hoş gergef işlemeyi sana Zeka Tanrıçası mı öğretti” diye sordular. Arakne ise “O kim benimle boy ölçüşebilir, ben bu işte herkesi hatta Athena’yı bile geride bırakırım ” diye karşılık verdi.

Athena bütün bunları duymuştu. İhtiyar bir kadın şekline girerek Arakne’nin yanına geldi. “Kızım ” dedi ” İhtiyarlık insana yalnız keder ve üzüntü getirmez, tecrübe de getirir. Öğütlerimi yabana atma, evet sen sanatında çok başarılısın, bütün kadınları, kızları geçebilirsin fakat bir tanrıçanın gücü, sanatı her şeyin üstündedir. Kendini o kadar büyük görme.

“Ben gurura kapılmıyorum, kendimi büyük görmüyorum, gerçeği söylüyorum. İsterse Athena gelsin, ben onunla da yarışa girerim” dedi.

“İşte geldi” diyerek zeka tanrıçası ihtiyar kadın şeklinden çıktı ve kendi tanrısal görüntüsüne büründü. Bunun üzerine, “Sen ölmeyeceksin fakat benimle boy ölçüşme cesaretini gösterdiğin için hayatını ağ üstünde asılı olarak geçireceksin” diyerek Arakne’yi bir örümceğe çevirdi. Bu nedenle Arakne, Athena’yı ve Athena’nın çocuklarını asla kendi çocuklarının rahat bırakmayacağımı söyleyerek onu lanetlemiş. Bu yüzden Athena melezleri örümceklerden çok korkar. Ve örümceğin ağ örmesini Arakne’den aldığı anlatılır.”( Vikipedi )

Bir görüşe göre de “ Gündüz Güneş , gece Ay Dünya ‘ya hayat verendir .Eski Türkler ‘de Şamanizm ‘de Ay gece ışık verdiğinden dişiliği temsil etmiştir .Ay takvimi 28+3 ‘tür .Gece hayat veren AY -DİŞİ gibi örümcek de ağını gece örer .Bu nedenle gece çalışan örümcek ANAERKİLLİK sembolüdür .Bir gelin eve gelir ve çoğalarak neslini devam ettirir .O nedenle örümcek ağı ( ANAERKİLLİK) , evin nesli devam etsin diye çoğalma üreme sembolü olarak eve asılır .

Örümcekler sadece korktuklarında veya tehdit edildiklerinde, kaçamayacaklarını düşünürlerse ısırırlar. Örneğin biyologlar, birçok örümceği çıplak elleriyle yakalarlar ve çok nadiren ısırılırlar. Bir örnek olarak, Sydney Üniversitesi Biyolojik Bilimler Bölümü’nden Lizzy Lowe, 30 yıllık kariyeri boyunca on binlerce örümceğe dokunduğunu ve sadece 2 defa ısırıldığını söylüyor. Bu iki ısırık da ciddiye almaya bile değmeyecek etkilere neden olmuş. Öfke ve saldırganlık konusunda örümcekler yanlış anlaşılmaktadır. Örneğin zıplayan örümcekler, kısa sürede çok büyük mesafeleri sıçrayarak kat edebildikleri için agresif olarak değerlendirilirler. Halbuki bu, bu canlıların normal hareket yöntemidir.

Dünyada yaşayan örümcek türleri çok fazla olmakla birlikte birçoğu da zehirli değildir. Ama karadul örümceği (Latrodectus mactans), zehirli örümcek türleri içinde bulunan, en çok korkulan örümcekler arasında yerini alır. Karadul ismini, dişilerinin çiftleştikten sonra erkeklerini yemelerinden alan bu örümceklerin erkeklerinin zehirleri, insanlar için tehlikeli değildir.

Ana sembolik Ay ‘dır .Yan sembolikler Satürn ( zehirli olanları ) ve Merkür’dür(bazı davranış özellikleri ve yapısı )
Artı olarak tradisyonlarda geçen koruyucu özelliği nedeniyle Jüpiter yengeç pozisyonu eklenebilir .(ABD’nin Kuzey Karolina eyaletindeki elli evde yaptıkları bir araştırmayı yayınlayan bilim insanı Matt Bertone ve meslektaşları, ziyaret ettikleri evlerin çoğunda örümceğe rastladılar .Karşılaştıkları en yaygın tür ise dünyanın en yaygın örümcek türlerine sahip Theridiidae familyasının üyeleriydi. Bu örümcekler, pamuksu düzensiz ağlarıyla biliniyorlar. Bir diğer yaygın örümcek türü ise bizim uzun ince bacakları ile tanıdığımız Pholcidae örümcekleriydi.
Bu iki örümcek türü de ağlarını belirli bir yere örüp gezintiye çıktıktan sonra, acıktıklarında ağlarına dönüyorlar. Asıl mesele ise bu örümceklerin beslendikleri şeylerde. Evinizde bulunan ve hastalık taşıması muhtemel olan hemen hemen her haşere onların hedefi oluyor. Mesela sivrisineklere bayılıyorlar. Hatta bazen kendi türlerinin bölgedeki sayısı fazlaysa onları da yiyebiliyorlar ve evinizde size zarar verebilecek diğer haşerelerin hazin sonunu getirebiliyorlar /webtekno com.)

Ek not : The book of rulerhips Lee Lehman ‘ın kitabında Merkür ; The rulership book Rex Bills Satürn olarak geçer.
Onur Güven

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: