ATANMIŞ ZAMAN GELİNCE

Tarih boyunca insanoğlunun kafasını en çok meşgul eden konular arasında nasıl ve neden yaratıldığımız, önceden belirlenmiş bir yazgımızın olup olmadığı , Yaratıcı’nın karşısında hür olup olmadığımız , özgür irademizi kullanarak kaderimizi değiştirip değiştiremeyeceğimiz , ölüm zamanının mutlak olup olmadığı gibi sorular yer alır.Kutsal kitabımız Kuran”da bu husus şu şekilde geçer ;

-“Biz, her şeyi kader ile (bir ölçüye göre)yarattık.” (Kamer 49)
-“Allah, onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir” (Bekara 255) -“Yeryüzünde vuku bulan ve başınıza gelen bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitaba (levh-i mahfuza) yazmış olmayalım. Elbette bu, Allah’a kolaydır.” (Hadid 22) 
-“Yaptıkları küçük büyük her şey, satır satır kitaplarda yazılmıştır.” (Kamer 52, 53)
-”De ki: “Hiçbir zaman bize Allah’ın bizim için takdir ettiğinden başkası dokunmaz. O bizim mevlamızdır. (Tevbe: 51) 
-”De ki, “Ben, Allah’ın dilediğinin dışında kendi kendime ne bir zarar ne bir fayda verebilirim”. Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince artık ne bir an geri, ne bir an ileri gidebilirler.” (Yunus: 49) 
-”Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Lehv-i mahfuzda) bulunmasın.” (Neml:75) 
-”Peygambere Allah’ın takdir ettiği, mübah kıldığı şeyde bir darlık yoktur. Bundan önce geçen bütün peygamberler hakkında Allah’ın sünneti böyledir. Allah’ın emri ise biçilmiş bir kaderdir.” (Ahzab: 38) 
-”Hem Allah sizi bir topraktan, sonra bir damla sudan yarattı. Sonra sizi çiftler kıldı. O’nun bilgisi olmadan ne bir dişi hamile olur, ne doğurur. Kendisine ömür verilenin de ömrünün uzatılması da, ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta yazılıdır. Şüphe yok ki bu, Allah’a göre kolaydır.” (Fâtır:11) 
– “Allah’ın izni olmayınca hiç bir musibet isabet etmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.” (Teğabun:11)
. “Biz Cehennem için bir çok cin ve insan yarattık. Onların kalpleri vardır, ama anlamazlar. Gözleri vardır ama görmezler. Kulakları vardır, ama işitmezler. Onlar hayvanlar gibidirler, hatta onlardan da daha alçaktırlar. İşte gafiller onlardır.” (A’raf, 179)

. “Allah dileseydi yeryüzünde herkes iman ederdi. Öyle ise sen de insanları inanmaları için zorlama. Allah’ın izni olmadan kimse iman edemez. Allah akıllarını kullanmayanları rezillikle azaba düçar eder. Sen onların akılarına hitap etmek için semavatta ve yeryüzünde ne kadar hikmet delilleri varsa göster. Ancak bütün bu deliller inanmayacak olanlara bir fayda sağlamaz. Onlar ancak başlarına bir bela gelmesini beklerler. Sen de ki: ‘Bekleyin, ben de sizinle beraber bekliyorum.’ Biz sonunda inananları mutlaka kurtarırız.” (Yunus, 99-102)

-“Allah’ın dilediği hariç, Rabbin dilediğini yapar.” (Hud, 107)

-“Allah dilemedikçe sizler isteyemezsiniz. Allah dilediğini rahmetine erdirir.” (İnsan, 30-3 ; Tekvir, 29)

-“Sizi de yaptıklarınızı da yaratan Allah’tır.” (Saffat, 96) (Bu ayetin zahiri insanın fiillerini Allah’ın yarattığını açıkça ifade etmektedir. Hür iradesi ile iyiyi tercih edip isteyen insandır, yaratan Allah’tır. İnsan iradesi ve kasdı ile onu kesbetmiş oluyor. (Kitabu’t-Tevhid, Maturudi, s. 247; Taftazani, Şerhu’l -Akaid, s. 111)
-“Allah her şeyin yaratıcısıdır. Her şeyin vekili ve yöneticisi de O’dur. Her şeyin anahtarı O’nun elindedir.” (Zümer, 62-63)

Astrolojinin kadersel temalar ve atanmış zaman konusuna bakışına gelecek olursak ,bir horoskopu yorumlamak için birbirine tesiri olan , belirsiz sayıda faktörleri aynı anda değerlendirmek gerekir.Bu nedenle astrolojiyi bilim değil , gökyüzünü okuma sanatı olarak tanımlamak daha doğru olur .Çünkü analiz sonunda çıkan sonuç daima görecelidir .Bir danışan , aynı harita için farklı astrologlardan farklı yorum ve öngörüler duyabilir .Tüm bunlara rağmen , her horoskopta ölüm olasılıkları bellidir ve belli periyotlarla kişi bu olasılık döngüsüne yakalanır.Bu döngüde ruh , isterse sınırı aşıp öbür tarafa geçebilir ancak bu mutlak değildir .Böyle anlarda kişinin yaşama sevinci , hayatla olan bağları son derece önemlidir .Diğer yandan , kişiye yakın olanların , ailesinin , sevdiklerinin , varsa çocuklarının , eşinin iradesi ve inancı gibi destek verici ögeler , periyot bitene veya hayat bağları yeniden kuvvetlenene kadar , ruhu bu tarafta tutabilir .Bu süreci atlattığımızda hayata yeniden başladık desek yanlış bir ifade olmaz .Zira gezegenlerin bizi bir kez daha ölümle karşı karşıya getirecek pozisyona erişmeleri zaman alacaktır .
Ruhsal yasa ve karma yasaları ayrı kavramlardır .Erken ölümün nedeni çoğu kez karmadır ancak atanmış zaman gelince ruhu yaşamdan çeken ruhsal yasadır .
Ay düğümleri , Satürn ,Şiron , vertex , antivertex noktaları , asteroid karma ( no 3811) ve retro gezegenlerin bulunduğu burç, ev ve açıları, ayrıca karmik evler olan 4-8-12 .evlerde yerleşmiş gezegenler ve açıları kadersel temalı olaylarda ayrıntılı olarak incelenmelidir .Ağır gezegenler ise kollektif karmayla alakalı olup , o jenerasyonun tamamını etkiler .Burada önemli olan ağır gezegenlerin hangi kişisel gezegeninizle irtibat kurduğudur .Zira değdiği kişisel gezegeni kendine dönüştürecektir .Bunlar dışında haritanın bel kemiğini oluşturan ana akstaki gezegenler (ASC-DSC-İC-MC) de kişinin hayatında birincil derecede öneme sahiptir .Transit/ natal ay düğümü , satürn irtibatları ve üzerinde olan tutulmalar çoğu zaman bitişlerle alakalıdır .Kişinin ışıklarına ağır gezegenlerden veya toplumsal gezegenlerden gelen sert açılar da önemli olayların olacağı zamanlara işaret eder .

Ve son sözü daima alın yazısı söyler …

Aslıhan K.((Astrodata)

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: