Tartarya’nın Kozmik Masalları: Anunnaki Bağlantısı Nereden Çıktı?
Tartarya efsanesine yönelik komplo anlatıları giderek kozmik boyutlara ulaşmıştır. Özellikle Anunnaki olarak bilinen Sümer mitolojisindeki tanrısal varlıklarla Tartarya’yı ilişkilendiren görüşler, bilimsel temelden tamamen uzak, modern “alternatif tarih” anlatılarının fantezi dozunu zirveye taşımaktadır. Bu görüşe göre Anunnakiler, dünya dışı varlıklar olarak Tartarya uygarlığını ya kurmuş ya da yönlendirmiştir. Hatta bazılarına göre Tartarya’nın “gelişmiş teknolojisi” bu uzaylı müdahalesinin eseridir.
Bu tür iddialar, Zecharia Sitchin gibi yazarların 20. yüzyılın ortasında ürettiği spekülatif yorumlardan beslenir. Ancak Sitchin’in çalışmaları, akademik çevrelerce hatalı çevirilere ve varsayımlara dayandığı için ciddi biçimde eleştirilmiştir . Tartarya–Anunnaki bağı, temelsiz bir sentez olarak ortaya çıkmış; bir yandan Sümer mitolojisi çarpıtılmış, diğer yandan hiç var olmamış bir imparatorluğa “kozmik” bir geçmiş icat edilmiştir.
Bu yaklaşım yalnızca tarihî gerçekleri saptırmakla kalmaz, aynı zamanda mitoloji, arkeoloji ve bilimsel yöntemin ciddiyetine de zarar verir. Kısacası, Tartarya’nın Anunnakilerle ilişkilendirilmesi, kurgu üstüne kurgu inşa etmekten ibarettir.
Son yıllarda internet ortamında hızla yayılan “Tartarya medeniyeti” kavramı, aslında tarihî bir gerçekliğe değil çağdaş bir komplo teorisine dayanmaktadır. Bu makalede öncelikle Tartarya teriminin tarihsel kökenleri ve coğrafi kullanımı ele alınacak, ardından modern Tartarya kuramlarına ilişkin kültürel ve teknolojik iddialar ile bu anlatının günümüz komplo teorileriyle ilişkisini irdeleyeceğim. Son olarak, bu iddiaların bilimsel açıdan nasıl değerlendirildiği ve tarihçi-arkeologların eleştirileri değerlendirilecektir.
Orta Çağ’dan 19. yüzyıla dek Batılı kaynaklarda geçen Tartarya ya da Tatarya, Doğu Asya ve Sibirya’nın büyük bir bölümünü kapsayan muğlak bir coğrafi bölgeyi ifade etmiştir . Örneğin coğrafyacı John Cary’in 1806 tarihli haritası, Altay Dağları’ndan Ural Dağları’na uzanan bölgeyi “Mongol ve Bağımsız Tartarya” olarak göstermektedir . Bu kullanımın kökeni, kısmen Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu deneyimine dayanır: Avrupa’nın aklında “Tartar” (Tatar) kelimesi, Yunanca Tartarus (cehennem) çağrışımıyla kaydedilmiş, bölgeyi vahşi ve ürkütücü bir yer olarak betimlemiştir . Tartarya, gerçek anlamda bir imparatorluk adı olmayıp, orta çağdaki Avrupalıların coğrafi bilgisizliğinin ürünüydü.
18. yüzyılda Avrupalı coğrafyacılar Tartarya’yı “Çin Tartaryası” (Mançurya ve Moğolistan), “Rus Tartaryası” (Sibirya) ve “Bağımsız Tartarya” (Orta Asya’nın bir kısmı) gibi alt bölümlere ayırmaya başlamıştır . Örneğin Hristiyan misyonerler, 1700’lerde Çin’in kuzeyini Çin Tartaryası olarak adlandırmış; Humboldt ve diğer gezginler ise erken 19. yüzyılda bu bölgenin daha doğru ifadesi olarak “Orta Asya” terimini yerleştirmiştir . Böylece, Tartarya adı, 19. yüzyıl boyunca giderek yerini daha kesin coğrafi terimlere bırakmıştır. Öte yandan bu ifade, hâlen haritalarda “Tartary” adıyla görünmüş; örneğin 19. yüzyıl başlarında yayımlanan haritalarda Hazar’dan Çin sınırına uzanan “Büyük Tartarya” ibaresi görülebilmektedir . Genel olarak tarihsel kayıtlarda Tartarya terimi, o dönem Asya’nın geniş ve kısmen bilinmez bölümünü anlatmak için kullanılmıştır.
Tartarya Haritaları ve Coğrafi Tanımlar

Tartarya kavramı, özellikle 16.–18. yüzyıl Avrupalı haritalarında sıkça rastlanan bir tanımdır. Örneğin 1700 tarihli bir Asya haritası “Büyük Tartarya” adı altında Sibirya ve Orta Asya’nın kuzeyini göstermekte, bu bölgeyi “Moskova Tartaryası”, “Çin Tartaryası” ve “Bağımsız Tartarya” olarak alt bölümlere ayırmaktadır . Benzer şekilde John Cary’nin 1806 tarihli haritası, “Bağımsız Tartarya” başlığı altında bugün Türkmenistan, Özbekistan ve Kazakistan’ın bir kısmını kapsayan alanı vurgular. Hatta Sovyet döneminde de (CIA belgelerinde), Komünist Parti’nin tarihsel coğrafya revizyonlarından bahsedilirken Tartarya adı geçmiştir .
Bu haritalarda Tartarya, bugünkü Afganistan’dan kuzey Kazakistan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyayı belirtmektedir . Çağdaş coğrafyacılar, bu isimlendirmeyi tarihî bir yerleşik siyaset olarak değil, yabancı haritacılardan kalma eski bir toponim olarak değerlendirir. Rus Coğrafya Derneği gibi kurumlar bile ellerindeki eski haritaları paylaşarak “Tartarya” teriminin zaman içinde nasıl değiştiğini göstermiştir. Dernek, bu teoriyi “aşırı uç fantazisi” olarak nitelendirmiştir . Sonuçta Tartarya, konumu itibarıyla modern Moğolistan, Çin’in kuzey bölgeleri, Sibirya’nın bir bölümü ve Orta Asya’nın bazı kesimlerini kapsayan coğrafi bir adlandırma olarak tarih literatüründe yer almıştır. Ancak 19. yüzyıldan itibaren bu bölgeyi tanımlamak için “Orta Asya”, “Sibirya” ve “Mançurya” gibi daha özelleşmiş tanımlar kullanılmaya başlanmıştır .
Medeniyetin Kültürel ve Teknolojik İddiaları
Tartarya efsanesine göre bu bölgeyi keşfedenlerin haberdar olmadığı, tüm dünyayı kapsayan gelişmiş bir uygarlık var olmuştur. Bu kurama göre Tartaryalılar, muazzam teknolojilere sahip barışçıl bir medeniyetti. Örneğin iddiaya göre bu uygarlık “sınırsız kablosuz enerji” üretmiş ve dünya genelinde uyum içinde yaşanmıştır . İnternet forumlarında anlatılanlar arasında, Tartarya halkının boyunun devasa olduğuna ve insanlığın en büyük mimari eserlerini (Mısır Piramitleri, Tac Mahal, Petra tapınakları, Çin Seddi vb.) inşa ettiklerine dair rivayetler yer alır. Hatta bazı iddialarda Beyaz Saray, Washington’daki Capitol Binası gibi klasik mimari örneklerinin de aslında Tartarya kökenli olduğu öne sürülür . Evet internet forumlarında geçen bilgiler bu şekilde.

Tartarya teorisyenleri, tarihteki pek çok medeniyeti de birer “Tartarya parçası” sayarlar. Grekler, Romalılar, Mısırlılar, İbraniler hatta Çinliler bile bu büyük imparatorluğun bir kolu olarak gösterilebilir . Dahası, bazı takipçiler “gerçek tarihî zaman çizelgesinin” tamamen çarpıtıldığını iddia eder. Örneğin bir Tartarya savunucusu, “tarihin kasıtlı olarak bin yıl ötelenerek karanlık bir çağ yaratıldığını” ve Hz. İsa zamanının gerçekte bin yıldan daha yakın bir geçmişte yaşandığını ileri sürer . Bu anlatıda, 18–19. yüzyıllarda yapılmış gibi gözüken pek çok gösterişli bina aslında Tartarya’nın mirası sayılır. Gerekçeleri ise kamulaştırılmış eski şehir kalıntılarının olduğu iddiasıdır. Bu gerekçeyi desteklemek için “çamur seli” (mud flood) teorisi öne sürülür: Geride kalmış zemin katlarının, bodrum pencere ve kapıları ile altta kaldığı ileri sürülerek, sözde eski dünyayı kaplayan devasa bir sel baskını anlatılır . Bu bağlamda 1915 San Francisco Fuarı’nın yapıları veya Chicago Dünya Fuarı görselleri dahi “Tartarya başkenti” olarak yorumlanır .
Kültürel açıdan iddialar arasında, Tartarya’nın mimarlık ve mühendislik tarihinde çok ileride olduğu, hatta bazen bu uygarlığın anıtsal eserlerinin modern devletlerce bilinçli olarak yok edildiği savları da vardır. İnançlılar, İstanbul’daki Ayasofya veya Paris’teki Notre-Dame gibi yapıların da Tartarya dönemine ait olduğunu söyleyerek, yakın dönemdeki yangın ve yıkımları “Tartarya tarihinin silinmesi” olarak yorumlarlar . Özetle, Tartarya müritleri bu medeniyeti kısmen antik bir muhteşem uygarlık, kısmen de yakın geçmişte sapıtırılmış bir tarih olarak tasavvur eder. Gelişmiş enerji teknolojileri, insanüstü mimarlar ve kasti tarihe müdahale iddiaları, bu anlatıyı güçlendiren başlıca unsurlardır .
Modern Komplo Teorileri ile Bağlantısı
“Tartarya imparatorluğu” fikri, esasen modern internet kültürünün bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Bu kavramın temelleri, 1970’lerde Rus yeni kronoloji yazarlarından Anatoly Fomenko ve benzeri milliyetçi tarih yeniden yazıcılarına dayanır . Fomenko gibi yazarlar, Orta Çağ tarihini kısaltarak farklı bir zaman çizelgesi önermiş, ardından Nikolai Levashov gibi yeni çağcılar bu fikirleri “Büyük Tartarya” milliyetçi örtüsüyle Rus tarihine uyarlamıştır . 21. yüzyılda ise bu anlatı, Batı kaynaklı komplo siteleri ve sosyal medyada yayılarak bağımsız bir akım haline gelmiştir. Örneğin Bloomberg yazarı Zach Mortice, Tartarya söylentisini “mimari dünyasının QAnon’u” olarak tanımlamıştır .
Tartarya efsanesinin en büyük yayılma aracı sosyal medyadır. YouTube videoları, Reddit forumları ve TikTok paylaşımlarıyla 2016’dan itibaren popüler hale gelmiş ve takipçiler yeni paylaşımlar bulmak için fotoğraf ve video gibi görsel kanıtları yorumlamaya çalışmıştır . Çünkü teori açık bir yazılı anlatı yerine, mim kültürüne uygun kısa videolarla şifreli halde dolaşır. Bu durum, bazı araştırmacıların bunu dev ağaç efsanesi gibi diğer görsel komplo teorileriyle benzeşen bir fenomen olarak görmesine yol açmıştır . Gerçekten de komplo grupları, Notre-Dame yangını veya eski binaların yıkımı gibi güncel olayları Tartarya’nın hükümetler tarafından kasıtlı silinmesi olarak yorumlamakta ve bu da modern komplo söylemiyle uyumludur .
Özetle, günümüz Tartarya mitolojisi çoğunlukla dijital platformlarda üretilmiş alternatif bir tarih yorumu olup, QAnon ve benzeri komplo akımlarının dinsel-milliyetçi ortak paydasını paylaşır . Ayrıca içerik üreticiler “tarih gizleniyor” teması üzerinde durdukça, Tartarya anlatısı aşırı sağ veya dini aşırılık fikriyle de ilişkilendirilebilmektedir . Bir başka deyişle, bu fikirleri yayanlar genellikle “sahte tarih” (pseudo-history) veya milliyetçi motiflerle dokunmuş içerik tüketirler ve birbirleriyle çoğu zaman örtüşen dünya görüşlerine sahiptir.
Akademik Eleştiri
Tartarya’nın büyük bir uygarlık olduğu iddiaları, tarih bilimci ve arkeologlar tarafından bilim dışı olarak değerlendirilir. Hiçbir arkeolojik kazı veya yazılı kaynak, dünya çapında gizlenmiş bir “Tartarya İmparatorluğu” varlığını desteklememektedir. Aksine, Orta Asya ve Sibirya’nın tarihine ilişkin detaylı belgeler ve bulgular mevcuttur. Örneğin literatürde, Tartarya hakkında yazan kaynaklar Moğol öncesi Türk ve Çin hanedanlarından bahsederken, kayıtlarda hiçbir zaman dünya barışına ulaşmış gizli bir imparatorluktan söz edilmemiştir .
Rus Coğrafya Derneği, komplo teorisini çöpe atarak “ciddi bir kanıt” olmadığını belirtmiş ve eskimiş haritaları göstermek suretiyle anlatıyı çürütmüştür . Uluslararası akademik camiada Tartarya hikâyesi sözde-tarih (pseudohistory) veya sahte arkeoloji kategorisine konulur. Örneğin şüpheci yayıncı Brian Dunning, bu teoriyi “mantığa aykırı ve gereksiz yere aşırı” olarak değerlendirir . Arkeolog Stephanie Halmhofer ise bu düşünce biçiminin “başlangıçta masum gibi görünebileceği” hâlde gerçekte gerçek ve kurgu arasında tehlikeli bir bulanıklık yarattığını vurgular . Başka bir çalışmada, bu tür tarih revizyonizminin aşırı sağ için tipik bir özellik olduğu ve Tartarya efsanesinin de bu bağlamda ortaya çıktığı tespit edilmiştir .
Sonuç olarak bilim insanları, Tartarya efsanesini bir uyarı hikâyesi olarak ele alır. Aynı zamanda arkeolojik metodlar ve tarih yazımı, kanıtlanmamış “büyük uygarlık” varsayımlarını reddeder. Bahsedilen fenomenin özü olarak, var olan anıtların, jeolojik olayların ve belgelerin somut açıklamaları varken, ortaya atılan geniş kapsamlı dünya imparatorluğu senaryosunun hiçbir geçerliliği yoktur .
Tartarya medeniyeti iddiası, günümüzde güvenilir bilim çevreleri tarafından kabul görmemektedir. Bu kavram, tarihî bir araştırmanın ürünü değil, çağdaş komplo teorileri ve toplumsal arzu nesneleri (ör. nostalji, milliyetçilik) tarafından şekillendirilmiş bir hikâyedir. Tarihsel kayıtlarla desteklenmeyen bu anlatı, ana akım tarih ve arkeoloji literatüründe yer almamaktadır . Bilim insanları, Tartarya iddialarını “tarih sahteciliği” olarak görür. Ççünkü tartışılan pek çok yapı ve olgu, sıradan bir dönemin ürünleridir ve arkeolojik bulguların ışığında doğal açıklamalara sahiptir. Sonuç olarak Tartarya medeniyeti kavramı, akademik bir gerçeklik değil modern bir efsanedir ve tarih biliminin kuralları çerçevesinde geçersiz sayılmaktadır.
Kaynakça: Lucchesi, Emilie Le Beau, “What Is the Lost Empire Of Tartaria?” Discover Magazine, 25 Aralık 2023 .
De Abreu, Kristine, “Exploration Mysteries: Tartarian Empire” (Explorersweb, 4 Ağustos 2024) ; Dunning, Brian,
“Tartaria and the Mud Flood” (Skeptoid Podcast, 2 Şubat 2021) ;
Halmhofer, Stephanie, “Unveiling the Truth Behind ‘Hidden’ Histories”
(BC History Magazine, 2024)
; Mortice, Zach, “Inside the ‘Tartarian Empire,’ the QAnon of Architecture” (Bloomberg, 27 Nisan 2021)
“Tartarian Empire” ve “Tartary” (Wikipedia) ; Rus Coğrafya Derneği yayınları ve diğer bilimsel değerlendirmeler.

