ASTROSEMBOLİZMDE KELEBEK

Bir sabah uyanacağım
İki kelebek selamlayacak beni başucumda
Biri sarı olacak diğeri bembeyaz
Tamamen dinmiş olacak ruhumdaki ayaz
Bir sabah uyanacağım
Ne sen kalacaksın ne de ben
El ele kelebek misali uçuşacağız
Her an yenilenen bir özlemle bakışacağız
Bir sabah uyanacağım
Elimde sefer tasım olmadan
Uzun bir yolculuğa çıkacağım
Tüm dünyevi gemileri yakacağım
Bir sabah uyanacağım
O sabah ölmüş olacağım.

Can Yücel

Her ayrılık hüzünlüdür ancak çok sevdiğiniz birinin ölümünün ardından yaşanan hüzün ve ıstırap çok başkadır . Gideni bilinmezliğe uğurlarken , kalan için acılı bir yas dönemi ve hayatı sorgulama başlar .Birçoğumuz , hayatımızda önemli yeri olan insanları toprağa verirken “Her şeyin aslında son derece fani olduğu “ gerçeğiyle tekrar yüzleşiriz Böyle durumlarda aslında “her sonun yeni bir başlangıç olduğu “ düşüncesi ile avunmaya çalışır , ölen yakınlarımızdan umutsuzca bir işaret bekleriz . İşte böyle zamanlarda birdenbire ortaya çıkan kelebekler , ölen kişinin iyi olduğu ve başka bir alemde yaşamaya devam ettiği mesajı olarak yorumlanır . Yas sürecinde olan insanlar , bir kelebekle bu tür benzersiz bir deneyime sahip olduğunda , kendisiyle iletişim kuranın sevdiği kişi olduğunu hisseder. Kelebeklerin ölümden sonraki yaşamın işareti olarak önemi , dünya çapında bir inanıştır. Çünkü kelebekler , sembolizmde dönüşümün , ikinci doğuş denilen başkalaşımın , bedenlerini terk eden ruhların , reenkarnasyonun , ruhun ve ölümsüzlüğün sembolüdür .Ölüm sonrası iletişim işaretleri, en sık ve güçlü şekilde , ölen kişi tarafından ölümden sonraki günlerde gönderilir. Ancak bu süre bireyin ruhunun ölümden sonraki yolculuğuna da bağlıdır. Tüyler , kelebekler , güvercin , kardinal kuşları , ay çiçeği , güller , gökkuşağı , ölen kişiye ait kokular , sesler , ortak anısı olan şarkılar , yanıp , sönen ışıklar , elektrikli cihazların kendi kendine açılıp kapanması , hava basıncında ya da oda sıcaklığında ani değişiklikler , ölen kişinin sizi ziyarete geldiği rüyalar , en sevdiğiniz çiçekler, onun en sevdiği çiçekler veya diğer sembolik çiçekleri görmek , hediye almak veya mevsimi dışında açtığına şahit olmak çoğu zaman ölmüş sevdiklerinizden gelen mesajlar olarak kabul edilir .Ölmüş yakınınızın iletişim kurmaya çalıştığı anlarda ani bir sıcaklık hissedebilir , solar pleksus bölgenizde bir çekilme yaşayabilirsiniz. Ayrıca kalp atış hızınızda artış ve / veya endişe yaşayabilirsiniz. Bunun nedeni, sizinle enerjisel düzeyde bağlantı kurmak için titreşim frekanslarını sizinkiyle eşitlemeye çalışıyor olmalarıdır.
Bazıları omuzlarında bir dokunuş hissettiğini iddia eder , bazıları ise enerjik bir sarılma hisseder. Enerjik kucaklaşmada cildinizde hafif bir karıncalanma , kulaklarınızda uğultu hissedebilirsiniz .
Bill ve Judy Guggenheim, Hello From Heaven adlı kitaplarında, ölüm sonrası iletişimi araştırmışlardır .İnsanlar , kelebeklerin üzerlerine indiğini ve hareket ederken üzerlerinde kaldıklarını , bir kısmı da etraflarında çırpınan ve dönen bir kelebeğin olduğunu bildirmişlerdir .Her rapor, kişinin kelebek aracılığıyla sevdiği kişiyle nasıl bir bağ kurduğunu ortaya koymuştur .
Ölen yakınlarından bir kelebek aracılığıyla doğrudan bir işaret ve iletişim aldıklarını hissedenler, olayın sevdikleri öldükten kısa bir süre sonra gerçekleştiğinden bahseder . Yaşayanlar ve ölüler dünyasını ayıran perdenin ötesinden sevdiklerinin onlara ulaştığını hissederler .
İnsanların kelebeklerle mistik ve manevi etkileşimleri olduğunu bildirmeleri tesadüf değildir .Kelebek, tırtıldan kelebeğe geçiş süreci nedeniyle genellikle yeniden doğuş veya diriliş sembolü olarak kabul edilir.

Brezilya ve Portekiz’deki iki Onkoloji Palyatif Bakım Servisinde katılımcı gözlemine dayalı olarak nitel bir etnografik çalışma gerçekleştirildi. ( Palyatif bakım ciddi , ölümcül ve/veya ilerleyici hastalığı olan kişilere ve yakınlarına tanı almasından itibaren tüm hastalık süreci boyunca verilen, yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen tedavilerdir. ) Araştırma konusu kelebekler ve palyatif bakım arasındaki ilişkiydi . Çalışılan hastanelerin duvarlarında ve pencerelerinde kelebeklerin sürekli ve merak uyandıran varlığı, bu araştırmanın temel nedeni olmuştu . Genellikle hayatının sonuna gelen kişiler , ölmüş sevdiklerini gördüklerinden , konuştuklarından bahsederler .Ancak araştırmada konu kelebeklerdi ve bu konuyu analiz etmenin ilk adımı, kelebeklerin etimolojik ve sembolik anlamı üzerine bir literatür taraması yapmaktı. Kelebeklerin başkalaşımı sembolik olarak insan yaşamındaki radikal değişikliklerle ilişkilendirilir ve ölüm, bir yenilenme olasılığı olarak algılanır. Bu nedenle kozanın kırılması, ruhun kelebeğin görüntüsünde özgürlüğe kavuşmasıyla birlikte bedenin ölümünü simgeler .Kelebekler ve palyatif bakım arasındaki sembolik bağı derinleştirmek için Elizabeth Kübler-Ross’un fikirleri teorik bir çerçeve olarak analiz edildi .Araştırma sonucuna göre ;
Kelebek sembolizminin bir yönü metamorfoza dayanmaktadır.Krizalit , canlı bir varlığın potansiyelini içeren yumurtadır ve içinden çıkan kelebek, bir tür mezardan çıkma olan dirilişin bir sembolüdür.Başka bir deyişle, bu böceğin yaşam evreleri, yani tırtıl, krizalit ve kelebek, sırasıyla yaşam, ölüm ve dirilişi ifade eder .Bu nedenle de Hıristiyan başkalaşımını temsil eder.Dolayısıyla, kelebek, ardışık dönüşümlerin bu doğal fenomeni ile ilişkilidir ve kendini sürekli yenileyen bir yaşamın sembolü, ölümden sonra yeniden doğuşun işaretidir .

Kelebeklerin farklı renklerinin, manevi boyutta özel anlamları vardır. Bunlar basit ölüm habercilerinden , belirli umut mesajlarına kadar uzanır.

Siyah Kelebek
Siyah kelebeklerler hem olumsuz , hem olumlu bir alâmet olarak tanımlanır .Bazı kültürlerde siyah kelebek görmek ölüm demektir. Kimin öleceği genellikle kelebeğin uçuşuna tanıklık eden kişiye bırakılır. Bir işin veya ilişkinin ölümü olarak da yorumlayanlar vardır .Yeniden doğuş mesajı da genellikle siyah bir kelebekle ilişkilendirilir.

Beyaz Kelebek
Beyaz bir kelebek genellikle iyi şans ve refahın sembolüdür . Bazı kültürler beyaz bir kelebeği saflık ve sevdiklerinin veya bir meleğin ruhu olarak görür.

Kahverengi Kelebek
Kahverengi bir kelebeğin genellikle ölen kişinin gerçek ruhu olduğu söylenir. Bazı kültürlerde , ölüm gibi talihsizlikleri uyarmak için gelen bir ata ruhu olduğunu belirtir.

Yeşil Kelebek
Yeşil kelebek, sevgi ve refahın sembolüdür. Sevilen birinin ölümünden kısa bir süre sonra yeşil bir kelebek görmek, sadece sevginin değil, ölen kişinin öte alemde mutlu ve huzurlu olduğunun da bir mesajıdır.

Turuncu Kelebek
Sevdikleriniz öldükten hemen sonra turuncu bir kelebek görürseniz, o zaman çok önemli bir sevgi mesajı almışsınızdır. Turuncu kelebeğin, ölümden sonra hayat olduğu ve ölümün kelebeğinki gibi bir dönüşümden başka bir şey olmadığı mesajını taşıdığına inanılır .

Sarı kelebek
Öbür dünyada yeniden birleşme umudunun mesajını iletir .Yeniden doğuşla , yeni bir yaşam vaadi sarı kelebek tarafından sembolize edilir .

Mavi Kelebek
Mavi kelebek, yaşamın ve kabullenmenin sembolüdür. Fizikselden ruhsal olana dönüşümü aktarır.

Mor Kelebek
Mor kelebekler çok yaygın değildir ve bu nadirlik, mesajlarını son derece güçlü kılar. Sevdiklerinizden böyle bir haberci alacak kadar şanslıysanız, ruhsal alemde huzur içinde ve mutlu olduklarını bilerek rahat edebilirsiniz. Şayet izin verirseniz, bu meleksel haberci size ruhsal sevgi yoluyla şifa verebilir.

Kırmızı kelebek
Kırmızı kelebeğin sevilen birinin ölümünden kısa bir süre sonra gelmesi, genellikle hayatta çok güçlü ve tutkulu birinin habercisidir. Mesaj mutluluğa , aşka ve hayatın ölümden sonra devam ettiği gerçeğine vurgudur .Sevdiklerinizin kaybından dolayı öfke duyuyorsanız , bu duygudan uzaklaşmanız ve kalbinizi diğer insanlara açmanız önemlidir .

MİTOLOJİDE KELEBEK SEMBOLÜ

Etimolojik açıdan bakıldığında , Eski Yunanca bir terim olan Psyche / Psykhe ruh anlamına gelir .Psykho soluk almak, üflemek; serinletmek, dondurmak; kurutmak fiilinden türemiştir ve ilk anlamı soluk ve havadır .Diğer anlamları ise şöyle sıralanabilir ; Yaşam belirtisi, yaşam, tin; hayalet (Homeros’ta); bir insanın ruhu veya tini; istencin, tutkuların ve ar­zuların yerleşik olduğu yer (kalp); zihin, akıl.
“Psikoloji”, “psikolog” gibi kelimeler de Psyche ‘den gelir. Homeros’un terminolojisin­de Psyche ‘nin iki anlamı vardır: “Yaşam ilkesi “ve “bir ölünün hayali veya gölgesi / eidolon”.Homeros’ta Psyche ölen bir kahramanın ağzından çıkıp giden “yaşam soluğu “ olarak tanımlan­mıştır.
Homeros’tan sonra Psyche kavramını kullanan diğer bir düşünür, şair Pindaros’tur. Pindaros’a göre “Her insanın bedeni ölümün güçlü çağrısına boyun eğer. Ancak yaşamdan geriye bir hayal (eidolon) kalır. Çünkü bir tek bu hayal tanrısal kökenlidir. İnsanların uzuvları etkin durumdayken bu hayal uyur.İnsanın uyuduğu sırada ise ona neşe ve üzüntü yaratacak tanrısal karar­ları bildirir .Buradan anlaşılacağı üzere, Pindaros için, insanın yaşamı boyunca bedeninde uyur halde olan ikinci bir “ben “(veya hayal) bulunur ve bu “ben” , insanın ölümüyle beraber rüyala­rında işler duruma geçer. Bu düşüncede insan ruhunun tanrısal kökenli olarak açıklandığı gözlemlenir.”
İ. Ö. 6. yy. Orphik epiklerinde rastlanan Psyche kavramı ise, Homeros ve Pindaros’ta olduğundan daha değişik bir içeriğe sahiptir. Burada «Psyche», rüzgarın soluğunda taşınan , insanın doğumunda içine nüfuz eden bir özellik taşımaktadır. Bu inanç daha sonra Anaksimenes ile ortaya çıkacak olan «havayı bir ya­şam ilkesi» olarak gösteren felsefi bir anlayışa öncülük etmiştir.
İnançları ekstasis’e (esrime) dayanan orpheizm’de ruhun sadece «bedenden dışarıda» olduğu zaman gerçek yaşama kavuştuğuna inanılmıştır.
Psyche mitolojide güzel ölümlü bir kızdır .Aşk ve seks tanrısı Eros ile bir ilişki yaşamaktadır. Sevgilisi Eros , aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit ve savaş tanrısı Ares’in oğludur. Psyche , Eros tarafından ruh tanrıçasına dönüştürülür. Antik mozaiklerde, kocası Eros’la birlikte, kelebek kanatlı bir tanrıça olarak resmedilir. Bunun nedeni, “psyche “ sözcüğünün bir anlamının da “kelebek” olmasıdır.Mitolojik hikayesi şu şekildedir ;
“Psyche , bir kralın üç kızının en güzeli idi. O kadar güzel , o kadar gönül alıcı idi ki , onu görenler , Aphrodite’yi görmüş sanır ve ona tapınırlardı. Gönüller sultanı Aphrodite , fani bir kıza gösterilen bu aşırı derecedeki sevgiyi kıskandı ve bir gün rakibinden öç almak istedi. Oğlunu çağırarak dedi ki : ” Eros yapılacak bazı şeylerim var , bana yardımdan kaçınmayacağına eminim , utanmak bilmeyen bazı erkekler benim ilahi güzelliğimle , fani bir kızın güzelliğini mukayese ediyorlar. Git ve güzellikte bana eşit saydıkları o kızın kalbini yarala , onu dünyanın en çirkin erkeğine aşık et .”
  
Annesinin buyruğu üzerine Eros , Tanrılar dağından yere indi. Psyche ‘yi buldu. Güzelliği ile övünerek kimseye gönül vermeyen bu eşsiz güzelin kalbini oku ile yaralamak ve onu biçimsiz bir erkeğe aşık etmek arzusunda idi .Fakat kızın kalbini nişan alarak okunu atmak üzere iken , onun güzelliğine hayran oldu ve onu başkasına aşık etmek isterken , kendisi ona aşık oldu. Psyche ‘yi sihirli bir saraya götürdü. Bu saray. uyuyan bir ormanın kalbinde kurulmuş , muhteşem , fakat ıssız bir saraydı. Kanatlı güzel delikanlı , kendini göstermeden bu saraya giriyor ve sevgilisiyle unutulmaz zamanlar yaşıyordu. Sihirli sarayda sevgilisinin arzu ettiği her şey bulunuyordu. Fakat Psyche , kendisini çılgınca seven bu esrarlı aşkın tatlı yüzünü aydınlıkta bir türlü göremiyordu. Çünkü o hep gece geliyordu. Bir gece Eros’tan yüzünü göstermesini rica etti. Eros , ona şu cevabı verdi:

” Psyche , aşkımızın sırrını kalbinde sakladığın müddetçe mesut olacaksın .Beni görmeyi aklından geçirme , benim kim olduğumu , kimin oğlu olduğumu öğrenme . Bilmeden , tanımadan , körü körüne sev beni .Senden gizlenen şeyleri öğrenmeye çalışarak , mutluluğunu elden kaçırma .Bazı şeyler vardır ki , onları bilmek , bilmemekten daha fenadır. ”
Fakat Psyche’nin saadetini kıskanan kızkardeşleri bir gün geldiler, onu buldular. İçi hazinelerle dolu olan bu esrarlı sarayda kendisini seven delikanlının , dünyanın en çirkin , en iğrenç bir adamı olabileceğini söylediler. Neden onu herkesten uzak , ıssız bir yerde , ormanların derinliklerinde gizlenmiş bir saraya kapamıştı? Neden geldiği zaman ona yüzünü göstermek istemiyordu ? Güzel bir delikanlı olsaydı yüzünü saklar mıydı? Dünyanın en zengin adamı da olsa , çirkin bir kimsenin karısı olmak bahtsızlık değil miydi ? Güzel bir delikanlı ile kulübede bile yaşasa daha mutlu olunabilirdi. Fakat yüzüne bakılmaz derecede çirkin olan bir erkek , kralların kralı dahi olsa onun karısı olmak bahtsızlıktı.
” Eğer dediklerimizin gerçek olduğuna inanmak istersen , bir vazo altında küçük bir lamba sakla .Koca diye tapındığın adam saraya gelip de derin bir uykuya daldığı zaman yavaşça lambayı çıkar , eline al , onu tetkik et , o zaman yanında kimin olduğunu göreceksin… ”
 
Merak , üzüntü ve şaşkınlık içinde kalan Psyche fazla sabredemedi ve hemen o akşam , kızkardeşlerinin dediklerini yaptı .Yanan lambayı, ters çevrilmiş bir vazo içinde sakladı. Yattıktan sonra uyumadı , kocasının dalmasını bekledi . Kocası uyuyunca , gürültü yapmadan kalktı , lambayı eline aldı ve kocasına baktı. Fakat gördüğü manzaradan şaşırdı .Çirkin ve iğrenç bir erkek göreceğini sanan Psyche , kokulu saçları olan kumral , son derece yakışıklı , nefes verdikçe etrafa Ambrosia kokuları yayan biriyle karşılaştı .Yanında yatan bu yakışıklı delikanlının bir elinde yayı vardı .Diğer elini kolu ile beraber kıvırmış , başının altına koymuştu.Yüzü tarif edilemeyecek derece güzel olan bu genci görünce Psyche’nin aşkı daha çok alevlendi. Güzel kocasını alnından öpmek istedi. Fakat eğilirken elindeki lambayı düz tutamadı .İçinde fitil bulunan lambanın kızgın yağından bir damla Eros’un çıplak omzuna damladı. Zavallı Eros , sıçrayarak uyandı. Sevgilisinin hatasını anlar anlamaz , derhal kanatlarını açtı , uçtu gitti.
 
Onun gitmesi ile Psyche için yaptığı büyülü saray da bozuldu , yok oldu .Zavallı kız gözyaşları dökmeye başladı , onun ızdırabı o kadar büyüktü ki , kendisini bir nehre attı .Fakat çekilen dalgalar onu kıyıya bıraktılar. Şaşkın bir halde ve kaybettiğini tekrar bulurum ümidiyle o günden itibaren Psyche , bütün dünyayı dolaşmaya başladı. Sayısız yerler gezerek , dolaşarak ve rastgeldiği mabedlere girerek kocasını kendine geri vermeleri için tanrılara yalvarıyordu. Fakat onlardan hiçbiri Eros’un nereye gittiğini ona belli etmek istemediler. Nihayet dolaşmaktan usanarak , bitkin bir halde Aphrodite’nin sarayının kapısını çaldı .Kendi perişan ve acıklı halini görerek güzel Tanrıçanın kalbinde merhamet duygularının uyanacağını ve onu affedeceğini , belki de oğlu Eros’u , kendisine göstereceğini sanıyordu.
Fakat kumral saçlı Aphrodite , bahtsız Psyche ‘yi görür görmez başını salladı ve alaylı bir gülüşle onun üzerine atıldı .Elbiselerini paramparça etti , saçlarını yoldu , solgun yüzünü yumruklarla , tokatlarla yara ,bere içinde bıraktı. Ona “ can sıkıntısı “ ve “hüznü “ arkadaş olarak verdi. Sonra onu en iğrenç ve kaba işleri yapmakla ödevli bir köle yaptı. Zavallı Psyche , hiçbir kelime söylemeden , aşkına sadık kalarak bütün bu hareketlere ve acılara katlandı.
 
Nihayet Eros’un yanan omuzu iyi oldu. Kendisine bu kadar candan bağlı olan sevgilisinin talihini değiştirmek için Olympos’a gitti. Zeus’un ayaklarına kapandı. Psyche’nin kurtarılması için yalvardı , yakardı ve onun kendisine eş olarak verilmesini istedi. Zeus , her şeyi kabul etti. Hermes’e Psyche’yi , Olympos’a getirmesini ve onun Tanrılar sarayına kabul etmesini emretti.
Tanrılar Zeus’un sarayında toplantı halinde nektar içerlerken , Apollon tarafından idare edilen ilham perileri şarkı söylerken , Kharites’ler etrafa güzel kokular yayarken , hatta Aphrodite bile neşe ve heyecan içinde ahenkli sesle ayak uydurarak dans ederken Eros ebedi olarak izdivaç bağları ile Psyche ‘ye bağlanıyordu .”

Ruhun olgunlaşma sürecindeki mücadelelerini ve sonunda huzura ulaşmasını simgeleyen bu yunan mitosunda Psyche ( ruh) bir kelebek ile sembolize edilir. Çünkü kelebek de tıpkı buradaki ruh anlatımı gibi bir olgunlaşma sürecinden geçer ve sonunda güzel bir kelebeğe dönüşür .
Sanat eserlerinde Psyche, hikayede anlatılan çeşitli sahnelerde, aşk tanrısı ile birlikte kelebek kanatlı genç bir kadın olarak temsil edilir.

Psyche’ın hikayesi, aşkın bizi nasıl dönüştürdüğü hakkındadır. Sevginin hassasiyetini ve inceliğini gösterir .Güven bozulduğunda ne denli etkilenebileceğimizi , şüphelerin , kıskançlığın bize verdiği zararları , sevginin bizi nasıl bir ruhsal yolculuğa çıkardığını, kendi gerçeğimizi keşfetmek için en karanlık korkularımızla yüzleşmemiz gerektiğini ve nihayetinde bu yolculuğun bizi geri dönülmez bir şekilde değiştireceğini , gerçek sevginin bizi kendi tanrısallığımızla nasıl birleştirdiğini gösterir.
O halde aşk, Psyche’nin kendisini entegre bir varlığa – zihin, beden ve ruh – dönüştürmek için kullandığı araçtır. Ruh kelimesinin nihayetinde benlikle ilgili olduğunu hatırlayın, öyleyse hikaye bize sevginin doğasını öğreten bir aşk hikayesiyken, amacı bize kendimizin doğasını öğretmektir. Normalde kendi içimizde kabul edemediğimiz her şeyi başkalarına yansıtırız .

ASTROLOJİDE PSYCHE
asteroid no :16
Bir burçta yaklaşık beş ay kalır .

Psyche ‘nin eski Yunanca’da “ruh” ve “kelebek” anlamına geldiğinden bahsetmiştik .Psyche’nin hikayesi, sadece kaybedilen aşk ve aşkın yeniden bulunması hakkında değil, ruh / zihin (psişe) içinde daha derin bir dönüşümle ilgilidir. Büyüme ve kendini gerçekleştirmenin yanı sıra bilinçli, tam olarak ifade edilen sevginin , bizi ilahi olanla nasıl bağlayabileceğini de gösterir .

Psyche asteroidinin astrolojideki temaları arasında psişik duyarlılık , başkalarını anlama ve ilgilenme kapasitesi, ruhun romantik aşk yoluyla dönüşümü, kendini dönüştürme, öz farkındalık, kendini tanıma arayışı, bilinçsiz benlik, dönüşüm yer alır. Ayrıca gerçek ve dürüst aşk arayışı , duygusal travmalar , ruhsal yaralar , sezgiler , hatıralar , zihinsel sağlık durumu , psikolojik iyileşme , kolay etkilenebilirlik , acı ve hassasiyet , aşkınlık , hüzün , kelebek ve yıldız, ruha yolculuk, nefes ve zihin, ilahi dişil , aşkın kırılganlığı , aşk sınavları , imkansız aşk , kalp gözü , bireyselleşme, benliğin bütünlüğü, entegrasyon, metamorfoz, zihin birliği, beden ve ruh, kendini başkasını sevmek yoluyla anlamak, bilinç ve vicdanın olgunluğu, kendini gerçekleştirmek , iç karanlığınızdan kaçtığınız , gerçeği bilmeye çalıştığınız , pes etmeye meyilli , kırılgan olduğunuz yer gibi kavramlarla da ilgilidir .

Bu asteroid , Ruh Tanrıçası olarak bilinir.
Psyche burcu kendinizi daha iyi anlamanıza , ruhunuzu , zihninizi ve benliğinizi daha iyi tanımanıza yardımcı olur. Psyche aşk, tutku, kıskançlık ve iç benliğimizle ilgili her şeyi ifade eder. Bu asteroid bize kendimiz ve yaşam yolculuğumuz hakkında bilgi verdiği gibi , ilişkilerden ne beklediğimizi ve ne istediğimizi de anlatır . Gerçek aşka giden yoldaki denemeler ve sıkıntılar , ilişkilerde güven / güvensizlik , partnerler arasında güçlü bir zihinsel bağlantı ve derin , yoğun tutku ile de ilişkilidir .

Psyche olumlu kullanıldığında , açı kurduğu gezegenin özelliklerini yüceltir ve farkındalık katar .Mesela Chiron ile psişik iyileşmedeki yetenekleri gösterir ve Ceres’de bireyin bitkilerle veya çocuklarla iletişim kurma becerilerini nasıl yansıtabileceğini gösterebilir. Sinastride, Psyche temasları , bireyler arasındaki sezgisel bilme , anlama veya tamamen yoksunluk noktalarını tanımlar. Sinastride Eros ile Psyche astroidleri arasında
bağlantı olmasını , ruh eşi birleşmesi için olası potansiyeli gösterir .

Negatif kullanımda ihanet, kıskançlık, (bilhassa kardeş kıskançlığı ), güvensizliğe bağlı ilişkilerde kopma , ruhsal ve zihinsel zorlanmalar , başarısız aşk denemeleri, aşkın kırılganlığı, gerçek aşka giden yolda yaşanacak duygusal travmalar , kendiyle yüzleşmekten kaçma , kışkırtma , manipüle edilme , sevdiğini kendi hataları yüzünden kaybetme , intihara eğilim verir .

ŞAMANİZMDE ERK HAYVANI OLARAK KELEBEK
Ayşe Nilgün Arıt’ın “Şamanizmde kutsal hayvanlar nagual sembolizmi “ adlı kitabında erk hayvanı olarak kelebeğe yüklenen anlamlar şu şekildedir ;
“Büyük değişimler , beklenmedik sonuçlar , neşe , zerafet sembolü …
Kelebek , şaman yolculuklarına hayat boyu rehberlik edecek Nagual olarak girmez .Dönemsel bir mesaj taşıyıcıdır .Kişisel gelişimin önemli bir aşamasında geçici süreli rehberliğe gelir .
Kelt inancında kelebeklerin dünya yaşamını tamamlamış ruhlar olduğuna inanılırdı ve atalarının ruhlarına saygı ifadesi olarak yakalarına kelebek biçimli rozetler takarlardı .Ölen insanın ruhunun, terk ettiği bedenin üzerinde bir süre kelebek olarak uçtuğuna inandıkları için de , odada gerçekten kelebek görülmesi , o ruhun cennete gideceği işareti olarak kabul edilirdi .Kelebeğin yenilenme ve dönüşüm anlamı taşıması nedeniyle , tüm ateşlerin ve fenerlerin söndürülüp , yeniden yakıldığı Samhain ve Hallowen gibi törenlerde yeni ateşi yakmakta kullanılan meşaleye “kelebek “ denirdi .Bazı şaman toplumlarda ise şamanın bir insanın rüyasına girmek için seçtiği şeklin kelebek olduğu kabul edilir .Tüm kadim halklar arasında kelebek öldürmek yasak , hatta tabudur .Çünkü bir canlı ruhun öldürüldüğüne inanılır .
Kelebeğin hayatı evrelerden oluşur .Önce bir yumurtadır , sonra tırtıl olur , bunu koza hali izler .Kelebek uzunca bir süreyi kozanın içinde geçirdikten sonra kelebek olarak dışarıya çıkar .Kelebeğin yaşam öyküsünde , insan hayatıyla benzerlikler bulan edebi metinlere sıklıkla rastlarız .Ezoterik inançta Koza dönemi ve kozadan çıkış imgelemesiyle , ölümün bir başlangıç olduğunu , ruhun açığa çıkarak tekamül ettiği benzetmesini görürüz .Dinlerin çoğunda meleklerin kanatlarıyla resmedilmesi biraz da bundandır .
İnsanların ruhsal dönüşüm süreci kelebeğinkine benzer .Çoğu kişi tekamüle niyet eder ama süratli olsun ister .Bunu gerçekleştirecek süreçte kendisine düşen emeği düşünmek istemez .Hatta pek çok kişi ise kendisini güvende hissetmek için değişiklik yapmamaya eğilimlidir.Oysa bulunulan noktadan ilerlemenin tek yolu değişim , dönüşümdür .Tırtıl kendisini sancılı bir değişime teslim etmeseydi nihai güzelliğine , kelebek formuna asla kavuşamazdı ve uçamazdı .
Değişimler bazen çok süratle deneyimlenebilir , bazen de uzun zaman alır ve bir şey olmuyormuş gibi hissedilebilir .Koza örneğindeki gibi gözlerden uzak , fark edilmeden de değişebileceğinin , her şeyin bir vakti zamanı olduğunun bilinci için rehberlik gerektiğinde kelebek gelecektir .
Tırtılken ufacık bir bitki sapına tırmanabilmek için , tek bir lokma bulabilmek için harcanan emek büyüktür ve o ilk amaç sadece karnı doyurmaktır .Biz de dönüşüme niyet edince kitaplar okur , söyleşilere katılır , sürekli bilgi hazmederiz .Tırtıla benzer bir çabayla kozamızı örmek için , beynimizde bütün bu hazmettiklerimizi biriktiririz .Belli bir doyuma ulaşılınca , dinlenme ve farkındalığı hissetme dönemi başlar .Tekamül , o kozada geçirilen doğum sürecidir .Bu süre aynı zamanda hayatımızın en sıkıntılı dönemidir .Çünkü değişimimizi kendimiz göremeyiz. Ama bazı kısımlarımız serbestleşmekte , dönüşmekte ve değişmektedir .Kozadan çıktığımızda artık aynı insan olamayız .Ya biz çevremize uyumda zorlanırız ya da eski tanıdıklar bu yeni bize alışmakta zorlanır .
Lewis Carroll mahlasıyla yazan Charles Lutwidge Dodgson’un Alice harikalar diyarında adlı kitabında Alice , Harikalar diyarının uçsuz bucaksız ormanlarında kaybolmuşken bilgeliği temsil eder .Absolem adındaki yaşlı tırtıla rastlar .Tırtılın “Sen de kimsin ?” sorusuna “Şu an için pek emin değilim .Aslında bu sabah uyandığımda kim olduğumu bilmiyordum ama o zamandan bu yana birkaç kez değiştim sanırım .” diye cevap verir .Alice’i şaşkına çeviren dönüşümler , Absolem’i hiç şaşırtmaz .Çünkü dönüşmek , değişmek ve yeniden doğmak tırtılın doğasıdır .
Bu erk sembolizminin edebiyata en anlamlı biçimde girdiği roman Kelebek( Papillon ) tir .H. Charriere’nin bu otobiyografik romanında işlemediği bir suçtan müebbet hapse mahkum edilişinin , birkaç kez firar edip , her seferinde yakalanışının hikayesini buluruz .Kaçma imkanı hiç olmayan , çevresi sarp kayalıklardan oluşan bir adaya sevk edildiği son mahkumiyetinde , denizin hareketlerinden ilham alarak son bir firar gerçekleştirir .Macera dolu bir kaçıştan sonra Venezuela’ya ulaşır ve bu ülkeye sığınır .Mahkumiyetlerinin her birisi Charriere’yi değiştirir , farklılaştırır ve sonunda Kelebek artık hürdür .Yeni bir coğrafyada uçmaya hazırdır .
Güzelliğe ulaşana kadar geçtiği mücadeleler aklımızdan çıkmasa da , nagual olarak kelebek farklı mesajlar da taşır .Hayatın rüzgarlarıyla dans etmek gerektiğini söyler .Bilinçli bir dönüşüm için seçimlerimizin önemini vurgular .Hayatın hiçbir evresinin sonsuza kadar aynı kalmayacağı , değişime bu farkındalıkla çaba gösterilmesi , ‘Kelebek ‘sembolizminin ana fikridir .Yaşamın her dönemi kendine özel amaçlar içerdikten sonra kanatlar açıldığında artık bambaşka bir enerji akmaktadır .Bu yeni kimliğimizle kendimizi rahat hissetmeye başladığımızda , güzel bir kelebek gibi çiçekten çiçeğe özgürce uçmaya başlarız ve kelebek görevini tamamlamış olur .”

DEĞİŞİK TRADİSYONLARDA KELEBEK SEMBOLÜNÜN KULLANIMI VE ANLAMI

Çinli bilge Chuang Tze şöyle demiş: “Bir kere rüyamda kelebek olduğumu gördüm. Şimdi artık rüyasında kelebek olduğunu gören Chuang Tze miyim, yoksa rüyasında Chuang Tze olduğunu görmekte olan bir kelebek miyim, bilmiyorum.” 

Kelebekler sembolizmde dönüşümün , başkalaşımın , değişkenliğin , güzelliğin , zarifliğin ve hafifliğin sembolü olarak görülürler .Ayrıca kelebeğin boyutuna göre inanılmaz hafiflikteki ağırlığı , onu ruhun sembolü haline getirmektedir .Bundan öteye kelebeğin yaşam evreleri , insan hayatının değişik durumlarını çağrıştırır .Kurtçuk hayatı , krizalit mezarı , kelebek ise ruhun yeniden doğuşunu temsil eder .Aziz Pavlus şöyle yazmıştır “ Hiçbirimiz ölmeyeceğiz , ancak hepimiz dönüşüm geçireceğiz .”

-Hem Çin hem de Japon kültürlerinde kelebek, mutluluğun ve neşenin özünü temsil eder. -Kelebekler, özellikle Mezo-Amerikalıların mitlerinde derin bir şekilde görülür .
-Maya ve Aztek mitolojisinde kelebek, ateş tanrısı Xiutecutli’yi temsil eder.Tüylü yılan olan güçlü tanrı Quetzalcoatl , yeryüzüne öncelikle krizalit şeklinde inmiştir .
-İrlanda folkloru da kelebeği bir insan ruhuyla ilişkilendirir. Folklora göre beyaz kelebeğin anlamı, ölen çocukların ruhlarını içerir. Ayrıca kelebeğin , tanrıların ateşi olan dealan-dhe’ye ait ateşle ilişkilendirildiğini öne sürer.
-Eski Romalılar ve Yunanlılar da kelebeğe metafizik açıdan atıfta bulunur. Aristo, kelebeğe ‘ruh’ anlamına gelen Yunanca bir kelime olan ‘Psyche’ adını vermiştir. Antik Yunan’da ruhu, yeniden doğuşu ve ölümsüzlüğü simgeler .Ölülerin ruhları bir kelebek ya da uçan bir kuş olarak tasvir edilir .
-Tohono O’odham kabilesi, kelebeklerin dualarını ve dileklerini Yüce Ruh’a sunduğuna inanır. Folklorları, bir kelebeğe verdikleri herhangi bir dileğin, onu özgür bırakmanın karşılığında her zaman gerçekleşeceği inancını vurgular.
-Kelebek uzak doğuda gençliği ve dinamizmi simgeler.
-Doğu öğretilerinde ve simyada, gerçek arınmanın ve ruhsal yolculuğa başlamanın sembolüdür .
-Avrupa sanatında daha çok Meryem ve çocuk İsa’nın betimlendiği resimlerde, İsa’nın elinde onun yeniden doğuşunu , aynı zamanda tüm insanlığın yeniden doğuşunu sembolize etmektedir .
-Ruh taşıyan Hermes’in omuzlarında betimlenen kelebek aynı zamanda Japon sanatında ölümsüzlük sembolü olarak kullanılmıştır .
-Kelebek yaşamın kısalığı ve kırılganlığını gösteren tefekkürü akla getiren vanitas imgesi olarak da değerlendirilebilir .
-Antikler ‭ ‬arasında ruhun ve ışığa doğru ‭ ‬bilinçsiz çekimin simgesidir .
-Kelebek konusu ‭ ‬tasavvuf edebiyatımızda ‭pervane ‬başlığında ele alınır‭; ‬
Pervane geceleyin ışığın çevresinde görü‭len k‬üçük kelebektir. Divan şiirinde
âşıkı temsil eder. Pervane, mum ışığının çevresinde döner döner ve öyle bir an
gelir ki kendisini mumun alevine bırakır. Pervane sessizce ve‭ gürültü etmeden ‬
can veren sadık bir âşıktır. Vahdet yolundaki dervişin yok oluşu da buna benzer .
  -Mitolojide ve Sufizmde, ateşi ve simyayı simgeler.
-Kelebekler ve kuşlar Ural -Altay ve Orta Asya ‘nın Türk tradisyonlarında bedenlerini terk eden ve reenkarne olmak üzere bekleyen ruhları temsil ederler .
-Batı masallarında periler genellikle kelebek kanatlarıyla temsil edilirler .
-Grek tradisyonunda psişe , kimi tasvirlerde kelebek kanatlarıyla temsil edilir .
-Merkezi Kongo’daki Baluba ve Lulua’ların tradisyonlarında kelebeğin evreleri insanın reenkarnasyon sürecine benzetilir .Kelebeğin kozasından çıkışı , fiziksel bedeni terk edişini temsil eder .
-Kelt sembolizminde kelebeğin anlamı yeniden doğuş, ve ruhun sembolüdür.
Anlam olarak da ;
-Reenkarnasyonu simgeler .
-Bedensiz ruhları simgeler .Bu sembolizmde kelebeğin kozasından çıkışı fiziksel bedeni terk edişini simgeler .
-İnisiyasyonlarda ikinci doğuş denilen başkalaşımı simgeler .
-Kızılderililerde bazı kabileler kelebeği bir sevinç sembolü olarak görür .Diğerleri için hayallerinin bir sembolüdür, bazıları için ise kayıp sevdiklerinden gelen bir iletişim aracı .
Yerli Amerikalıların ruhsal olarak çok güçlü olduklarını ve onlar için yıldızlar, hayvanlar ve ağaçların sembolik olduğunu biliyoruz. Ayrıca kelebek renklerinin ayrı bir anlamı olduğuna inanıyorlardı .
Örneğin, sarı kelebek anlamı umuttur.Siyah kelebek sembolizmi hastalığı gösterir, beyaz renkli olanlar ise iyi şanslar demektir.
En önemlisi kelebek , Amerikan kültüründe umut ve pozitifliği temsil eder .
-Naga Maya tabletlerinde evrenin kaos halinden varlık haline dönüşümünü ve kozmik oluşumların meydana getirilişini simgeler .
Katolik sembolizmi perspektifinden, kuzey Avrupa’da 15. ve 16. yüzyıl başlarında kelebekler ölümden sonraki hayata ya da İsa Mesih’in dirilişine olan inancı desteklemek için pozitif bir işaret ya da simge olarak kullanılmıştır . Özellikle beyaz kelebek, Mesih’in dirilişinin açık bir sembolü olarak kabul edilmiştir .
Ancak bazı sanatçılar eserlerinde Aglais urticae ve Vanessa atalanta türü kelebekleri günahlarla ya da iblisle ilişkilendirmiştir .Temsil edilen iki türün besin bitkisi olan ısırgan otunun şehvet ve cehennemin alevleriyle ilişkilendirilmesi , bu kelebeklerin günahlarla ya da iblislerle ilişkilendirilmesinin sebebi olarak sayılabilir.

Kelebeklerin sembolizme konu oluşturmalarını sağlayan en belirgin özellikleri kısa sürede büyük dönüşümler geçirmeleri , hafif ve kanatlı olmalarıdır .Kelebeklerin yaşam döngüsünün dört aşaması vardır .Yumurta , larva (tırtıl), pupa (krizalit ya da koza) ve yetişkinlik. Bu değişim sürecine metamorfoz (başkalaşım) denir. Metamorfoz, dişi kelebeklerin iğne başı büyüklüğündeki yumurtalarını bir yaprağa bırakmasıyla başlar. Yaprağa bırakmalarının sebebi, yaprakların oluşacak tırtıllara besin kaynağı olmasıdır. Yumurta dönemi birkaç gün sürer ve kırılan yumurtalardan tırtıllar çıkar. Yaklaşık iki hafta süren bu dönemde tırtıllar dört beş kez deri değiştirirler. Pupa döneminde ise tırtıl kendisini bir yaprağa baş aşağı asarak bir kabuk oluşturur ve yaklaşık 1 hafta kadar bu kozanın içinde kalır. Türüne bağlı olarak bu süreç bir yıldan fazla da sürebilir çünkü bazı kelebek türleri pupa olarak hazırda beklerler. Kelebek kozadan çıkarak kanatlarına kan pompalar ve kuruduktan sonra bir iki saat içinde uçmaya başlar.Kelebeklerin ömrü sanıldığı gibi bir gün değil , yetişkin kelebeklerin ömrü, türüne bağlı olmak üzere 1 hafta ile 1 yıl arasında değişebilir.

Kelebeğin tradisyonel bir sembol olarak seçilmesindeki ana etken krizalit aşamasını tamamlarken geçirdiği başkalaşımdır .Tırtılın kelebeğe dönüşmesinde adeta ölüm ve yeniden doğum söz konusudur .

Diğer taraftan kelebekler doğada meydana gelen çevresel değişimlere hızlı tepkiler vererek, bu değişimlerin yıkıcı etkilerine karşı insanları önceden haberdar eden indikatör (gösterge) canlı gruplarından birisidir. Son yıllarda , etkisi gittikçe artan bir şekilde hissedilen küresel iklim değişimleri hakkında , bizlere bazı ipuçları verebilmektedirler. Bu bakımdan kelebekleri izlemek, doğayı yakından tanıyıp doğanın kelebeklerin ağzından bizlere neler söylediğini yakalayabilmek için iyi bir fırsat sunacaktır.

RUH HAYVANI OLARAK KELEBEK
Ruh hayvanınız olarak kelebek, tıpkı uğur böceğinin yaptığı gibi ruhu sembolize eder. Ruhunuzla ve duygularınızla nasıl uyum içinde olmanız gerektiğini size gösterir.
Kelebeğin manevi anlamı meditasyon ihtiyacıyla ilgilidir ve dirilişin özünü tasvir eder. Aydınlanma yolunda yürümek istiyorsanız, belki de ruh hayvanınız için bu yorumu seçmelisiniz.
Bununla birlikte , bazı konularda önyargılı değilseniz , kelebek sembolizminin en popüler kısmı dönüşüm, başkalaşım ve yeniden doğuştur. Bir kelebek sizin ruh hayvanınızsa, bu kavram yol gösterici ışığınız olabilir.
Başkalaşım sırasında , içinizde iyileştirme, yenilenme ve değişime ihtiyaç duyan her şeyi değiştirin.

TOTEM HAYVANI OLARAK KELEBEK

Dönüşümün asla kolay olmadığını ve süreç boyunca mücadeleler ve zorluklarla yüzleşmeye hazır olmanız gerektiğini unutmamalısınız. Bununla birlikte, totem hayvanı olarak kelebek , kişiliğinizi ve kişisel refahın tadını çıkarmak için bakış açınızı değiştirmek için ilham kaynağınızdır.
Dönüşüm, kelebek toteminin özüdür. Bu sizin ruh hayvanınızsa, dönüşüm sürecinin bir parçası olarak ortaya çıkacak zorluklar üzerinde çok fazla durmamalısınız.
Dönüşüm sürecinde bu zor zamanlara ışık tutmak ve gelişim tamamlandığında hayatınıza girecek olan pozitifliği dört gözle beklemek daha iyidir.
Kelebek renklerinin anlamı neşe ve ışıktır .Bu yüzden bunu itici gücünüz yapmalısınız. Değişim hiçbir zaman kolay değildir, ancak sürecin renkli kısmına odaklanarak, onu tamamlamak için gereken gücü bulacaksınız.

GÜÇ HAYVANI OLARAK KELEBEK

Kelebeği totem hayvanınız veya ruh hayvanınız olarak kabul ederseniz, çelişkili durumlara daha fazla güç, hafiflik ve daha geniş bir bakış açısıyla bakmak bir cesaret işareti olabilir.
Güç hayvanı olarak kelebek , deneyimlere ve zorluklara daha rahat bir şekilde bakma ve gerilim yükünden kurtulma cesareti verir.
Bu güç hayvanı, onlara hayatta daha fazla neşe ve mutluluk vermek için kendisiyle bağlantı kuran herkesi kucaklar.
Kelebek renklidir ve ek olarak sizi parlaklık ve canlılıkla ilişkilendirmeye teşvik eder. Belki de hayatınızı renkli hale getirmek için bunu bir mesaj olarak almalısınız.
Örneğin kral kelebeği kişisel gelişimimiz, içsel değişimimiz, dünyadaki yerimizi algılayışımız ve memnuniyet bulmamız için bir zamanı işaret eder.

DÖVME OLARAK KELEBEK

Kelebekler değişim, güzellik ve özgürlüğün sembolüdür. Kadınlar hayatlarında meydana gelen yenilenme ve dönüşüm döneminin temsili olarak özellikle kelebek dövmesini seçerler.
Bu dövmeler genellikle değişimi, dönüşümü , özgürlüğü ve hayatta olmanın sevincini temsil eden zarif desenler, çiçekler ve kuşlar içerir.
Renkli ve dekoratif kanatlarıyla uçan böcekler, aynı zamanda insanların özgürce uçma ve gönlünce bir hayat yaşama arzusunu da ifade etmektedir.
Desenli ve çekici kelebek dövmeleri, yaşam kalitesini iyileştirmek için gerekli olanı değiştirmek, kendilerini yaşamdaki çatışan durumlardan ve yüklerden arındırmak, başkalarını affetmek veya kayıp bir sevilenin ruhunun hareket etmesine izin vermek için bir güven ve özgürlük sembolü olarak işlev görür .

RÜYALARDA KELEBEK

Bir kelebeğin sizi rüyada ziyaret ettiğini görmek , öncelikle ufukta bir değişikliğin yaklaşmakta olduğunu gösterebilir. Kelebekler çok alçakgönüllüdür .Çünkü bir anne tarafından beslenmezler ve doğduklarından itibaren bağımsız olarak hayatta kalmaları gerekir.
Dalai Lama bu bağımsızlığı tıpkı kelebek gibi müstakil ve soğuk bir ortamda büyüyen bir çocukla karşılaştırır. Dalai Lama’ya göre bir kelebeğin hayatındaki özen ve nezaket eksikliği, rüya sahibinin hayatındaki besleyici unsurların eksikliğini de gösterebilir.
Kelebekler dünyadaki diğer insanlar için neyi temsil ediyor? İşte bazı yaygın inançlar ;
Rüyada bir kelebek görmenin tutkunuzu , sosyal ve dışa dönük olma ihtiyacınızı gösterebileceğine inanılır. Belki de rüya sahibi bir kozanın içindedir ve çok uzun süredir izole olmuştur .Şimdi daha fazlasını keşfetmeye ihtiyacı vardır. Bu yorum, rüya sahibinin artık inzivadan çıkıp , dış dünyaya girme ihtiyacını vurgulayabilir.
Bununla birlikte, rüyanızda bir kelebeği görmenin en popüler yorumu, rüya sahibinin hayatında büyük bir geçişin gerçekleşmesidir. Tıpkı yaşamdaki mücadeleler ve zorluklar gibi kaçınılmaz bir değişimdir .Bu nedenle rüya sahibi akışta kalmalı ve geçişin gerçekleşmesine izin vermelidir.
Çoğu zaman insan , doğası gereği değişime karşı dirençli olabilir ve kelebekler değişimi kucaklamanın ve korkuları bırakmanın bir göstergesi olarak karşımıza çıkabilir .

Belirli bir hayvan türüyle sık sık karşılaşmak, evrenden size işarettir. Öyleyse bir kelebeğin yolunuzdan çok sık geçmesi ne anlama geliyor?
Çoğu zaman evrenden kişisel ve ruhsal gelişiminize odaklanmanız için bir işaret kabul edilir .Sistem size önemli yaşam dersleri vermek için hayvan rehberlerini kullanabilir. Ayrıca hayvanları, yaşamınız için doğru yolu seçtiğinize dair işaretler olarak da gönderebilir.
Kelebekler, dikkatinizi gelişim döngünüze çekmenin ve kişiliğinizin yenilenmesi gereken yönlerini çapraz incelemenin bir yoludur. Ruh hayvanı olarak kelebek , sizi hayata zarafetle yön vermeye ve ruhunuzun ihtiyacı olan başkalaşımdan korkmamaya sevk eder.

Özetlemek gerekirse, kelebek sembolizmi, yaşamı daha iyi hale getirmek , dönüşümü kucaklamak için diriliş, değişim, yenilenme, umut, dayanıklılık ve cesaretin bir temsili olarak çalışır.

KELEBEK ETKİSİ NEDİR ?

Herhangi bir sistemin verilerinde meydana gelen küçük değişikliklerin, öngörülemez ve büyük sonuçlar ortaya çıkarmasına kelebek etkisi denmektedir. Bu durum Edward N. Lorenz’in kaos teorisi ile ilgili çalışmaları üzerinden ortaya çıkan durumlar arasında yer alır. Özellikle 2000’li yılının başlarında çekilmiş olan Hollywood yapımı bir film ile daha popüler hale gelen kelebek etkisi, konusuyla çok fazla ilgi çekmiş ve pek çok insan tarafından merak edilmiştir.

Bu durum genelde ortaya çıkan bir etkinin birbirini tetiklemesi ile çok daha büyük bir kaos ortaya çıkarması anlamına gelebilir. Yani herhangi bir noktada meydana gelen küçük değişim çok uzak mesafelerdeki büyük olayları etkileyebilme potansiyelidir.

Her biri birbiriyle bağlantılıdır ve zaman içerisinde çok daha büyük sonuçlar doğurabilmektedir. Bu durum kaos teoremine dayandığı için bazı kesimler tarafından gerçek yaşamda ortaya çıkabilmektedir. Bazıları için ise böyle bir durumun yaşanmasını mümkünü yoktur.

ASTROSEMBOLİZMDE KELEBEK

Astrolojide bir varlığa sembol ataması yapmak istediğimizde , o varlığı en iyi tanımlayan anahtar kelimelerle en fazla eşleşen gök cismini esas alırız .Bunun için de varlığa dair biyolojik , fizyolojik , mitolojik , tradisyonel vs tüm bilgiye çok iyi hakim olmamız gerekir . Aynı insanlarda olduğu gibi bitki ve hayvanların da bir doğum haritası vardır ve tüm gezegen enerjilerini içlerinde barındırırlar .Ancak biz sembol belirlerken daima en baskın , en vurgulu olanlardan yola çıkarız .Bu yazıda bahsi geçen kelebeklerin en belirgin ve vurgulanan özelliği değişim , dönüşüm , ikinci doğuş denen başkalaşım , metamorfoz gibi konular olduğundan , Pluto bu kavramlara en çok uyan gök cismidir .

Ayrıca yine “ruh” ve “reenkarnasyon “ ile alakalı olduğundan natal haritada Pluto ‘nun , Ay , Güneş , yükselenle veya ay düğümleriyle bağlantıları “kelebek “ sembolizmine uygun görünümler olarak kabul edilebilir .

Ek olarak hızlı hareket eden , küçük , böcek türü canlıları temsil etmesi ve yazıda da belirtildiği gibi ruh dünyasından fiziksel aleme gelen kanatlı haberciler olduğuna ve bize yaşam boyunca rehberlik edecek mesajlar gönderdiklerine inanıldığı için Merkür de kelebekleri temsil eden ikinci gök cismi olarak sayılabilir .

Şimdi bazı okuyucular , renklerindeki çeşitlilik , güzellik ve zarafetten dolayı Venüs ; soyut alemlerle ilişkilendirilmelerinden dolayı Neptün ; bilinenden özgürleşme çabaları için Uranüsü de saymak gerektiğini düşünebilir .Ancak yukarıda da belirttiğim gibi her canlı varlıkta zaten tüm gezegen tecellileri mevcuttur .Biz en belirgin olan birkaçından yola çıkarak sembol ataması yaparız .

Tüm kelebek ruhlu insanlara ithafen …

Bütünün hayrına olsun .
Her hakkı saklıdır , izinsiz kopyalanamaz .
Aslıhan K .( Astrodata)

Yararlanılan kaynaklar

ANTİKÇAĞ’DA ‘PSYKHE’ KAVRAMINA GENEL BİR BAKIŞ
Çiğdem Duruşken

Butterflies at the Mouth of Hell: traces of biology of two species of Nymphalidae (Lepidoptera) in European paintings of the fifteenth century
Alcimar do Lago Carvalho
thejollywidow com
lipstickalley com
Ayşe Nilgün Arıt Şamanizmde kutsal hayvanlar nagual sembolizmi
Semboller Ansiklopedisi/Alparslan Salt
Larousse Semboller Sözlüğü
dying.lovetoknow com
SEMIOTIC AND SEMANTIC ANALYSIS OF THE SYMBOLS IN ‭ŞAHMARAN ‬
PAINTINGS
Dr.Öğr.Üyesi ‭Mehtap DEDE KODAMAN ‬
İSTANBUL HIRİSTİYAN MEZARLIKLARINDAKİ HAYVAN SEMBOLLERİ
Yrd. Doç. Dr. Selda ALP
Kelebekler doğanın sessiz kanatları
Yazı ve fotoğraflar: Prof. Dr. Mustafa SÖZEN Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
A PSYCHOANALYTIC APPROACH TO GREEK MYTHOLOGY
Işık ALBASAN
milliyet com tr
İnsects and death Ron Cherry
worldbird org

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: