ADAM KADMON

Adam Kadmon / İnsan-ı Kamil
Okültizm’de, Tasavvufta, Mistisizm’de, Teozofi’de, kimi Doğu dinlerinde ve çeşitli tradisyonlarda rastlanan bu sembolden tradisyonlarda mükemmel insan, ideal insan, müteal insan, İnsan-ı Kamil, Adam Kadmon, Cheunjen, Purusha gibi çeşitli adlarla söz edilir. Adam Kadmon, sembolün İbranice’deki adıdır. (Adam Kadmon adı, İbrani tradisyonunda iki an­lamda kullanılır: Birinci anlamıyla Aden Cenneti’nde meydana getirilen Âdem’i ifade eder. İkinci anlamıyla mükemmel insanı ifade eder. Burada ikinci anlamı söz konusudur.) Adam Kadmon kabalistlere göre, soyut anlamıyla, insanın, spirituel gelişim sonunda ulaşabileceği en mükemmel, en bilge halidir. Kabalaya göre insan, Adam Kadmon düzeyine otuziki aşamalık bir sürecin sonunda varır ve o zaman yüce ya da kutsal âleme dahil olur.
Bu mükemmel insan Taoizm’de che unjen, Hint’te Purusha, Tasavvufta İnsan-ı Kamil adını alır. (Kimi mutasavvıflar bir ayrım yapmak amacıyla, dünyevi insan için, insan terimi yerine beşer terimini kullanmayı tercih etmişlerdir.)
Mükemmel insan kavramıyla, insan bedenine enkarne olan varlıklar için en ideal tekamül hedefi, insanlar için olabilecek en mükemmel düzey ifade edilmektedir. Dolayısıyla, bu sembol, üç boyutlu âlemdeki tekâmülünü tamamlamış, “dört boyutlu âlem “e geçme liyakatini edinmiş varlığın tekâmül düzeyini simgelemektedir. Fakat Neo-spiritüalizm’e göre, ruhsal tekamülün sonu olmadığından, ruhsal tekamül dört boyutlu âleme geçişle de bitmez. Bir kaynağa göre, üç boyutlu âlemdeki tekamüllerini tamamlayan varlıkların dört boyutlu âlemde Ruhsal Planlar halinde birleşmeleri, Ruhsal Plan kavramının bulunmadığı ya da unutulduğu yüzyıllarda Tanrı ile birleşme biçiminde yorumlanmıştır.
Sufizm, insanın akıl yoluyla erişemediği ilahî hakikatleri ve gayb âlemine ait hakikatleri sezgiyle arama yoludur. Hedef, insan-ı kâmil olmaktır. Bir başka deyişle, Sufizm, İslam inanışına göre, kişiliği kötü huylardan temizleyip, ruhu pak edip, olgunluk ve kemale erme yoludur.
Tekâmül
Tekamül sözcük anlamıyla gelişme, olgunlaşma, evrim anlamına gelmekte olup, farklı alanlarda farklı ve özelleşmiş anlamlarda kullanılan bir terimdir. İslam dini başta olmak üzere, çeşitli ezoterik öğretilerde, mistik ve Sufi grupların inançlarında tekâmül daha ruhani bir anlamda kullanılmaktadır. Bu açıdan, bir dini terim olarak tekâmül çoğunlukla ruhun belirli evrelerde yükselmesi, gelişmesini tanımlar.
Maneviyatı ilgilendiren alanlarda biyolojik evrim ya da maddi evrim anlamında kullanılmaz. Deneysel spiritüalizmin temel ilkelerinden biri olan tekamül ya da ruhsal tekamül, bu alanda ruhsal gelişim anlamında kullanılmaktadır. Kısaca ruhların madde evrenindeki görgü ve deneyimini arttırması olarak tanımlanır. Spiritüalist görüşe göre reenkarnasyonlar sırasındaki deneyimler sonucunda edinilen tekamül sürecinde zaman zaman duraklamalar olabilse de gerilemek sözkonusu olamaz.
Dünya gezegenini bir tür okul olarak gören Neo-spiritüalist görüşe, insan ruhunun dünya okulundan mezun olabilmesinde, edinmesi gereken en önemli nitelikler, esas olarak sevgi, şefkat, merhamet, fedakarlık gibi ruhsal yeteneklerini geliştirmiş olmak, vicdan kanalını tam anlamıyla açmış olmak, diğerkam olmak (kendisi kadar başkalarını da düşünmek), kısaca kendisine ve diğer canlılara karşı vazifelerini hakkıyla yerine getirmeyi öğrenmektir. Ruhsal tekamül her alandaki ruhsal gelişimi içeren bir kavram olmakla birlikte, ruhsal tekamülün pek ileri olduğu söylenemeyecek bu gezegendeki ve bu devredeki asıl anlamı budur. Kişinin alt etmesi gereken en önemli iki düşmanı bencillik ve onu da kapsayan nefsaniyettir. Bu mücadelesinde en önemli silahları ya da yardımcıları özeleştiri (nefis denetlemesi) yapması, kendisine karşı dürüst olması ve vicdanının sesine her zaman kulak vermesidir.
Üst-İnsan
Nietzsche’ye göre insan mertebesi, hayvan mertebesiyle İnsanötesi mertebesi arasında kalmış bir varlıktır ve bu nedenle insan mertebesi alt edilmelidir. Bu ifade de İslam felsefesinde sufilerce ifade edilen insan-ı kamil fikriyle benzerlikler gösterir. Bunu Zerdüşt’te birçok kez ifade etmektedir. Bunun anlamı, Nietzsche’nin düşüncesine göre insanın eksikli yani tamamlanmamış bir varlık olmasıdır. İnsan, yanılgılardan ve yücelttiği yanılsamalardan kurtulduğunda eksikli varlığını aşabilecek, kendisini tamamlayabilecektir. İnsan hep kendini aşmaya çalışarak, alt ederek üst-insan olma yolunda ilerleyecektir.

Derleme

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: