DOĞUM HARİTAMIZDA İRADE KAVRAMI /1

Genel gözlemlerime göre doğum haritasında üçgen açıları fazla olan ya da Güneş i ağır kare ve karşıtlar almayan insanlar , yaratıcı vasıfları daha rahat kullanabildiğinden genellikle ‘kozmik yasalara, kadersel’ sisteme fazla inanmazlar. Bu, onlar için kafa karıştırıcıdır ve gereksiz bir konudur. Halbuki yüklendikleri bu hasletlerin dahi doğum haritalarındaki kodlamaların, göksel kuvvelerin ürünü oldukları bilincinden bir çoğu uzaktır. Çünkü onların irade ve isteklerini kolaylıkla ortaya koyabileceği,yaratım prosesyonunun içinde ‘ özgün ‘ bir biçimde bulunabilecekleri bir zemin vardır. Dolayısıyla dış bir engel ile karşılaşmayabilir ya da karşılaşılsa da desteklenirler ve konu aşılır. Bu ise iradelerin engellenmeden ortaya çıkararak dileklerinin gerçekleşmesine zemin hazırlar. Hiç kuşkusuz , bu bir döngü haline gelir ve zamanla şahıslarda egosal açıdan çoğunlukla bir takım problemlere haiz olup şayet, kişilik, persona fazla gelişmemişse, terbiye(Satürn) olmamışsa,ortaya şımarık, insanlara yukarıdan bakan bir insanın çıkmasına sebep olabilir. Hatta Astroloğa 40 lı yaşlarına kadar uğramayanlar dahi bu gruptadır.

Zorlu açıların fazla olduğu haritalarda ve bilhassa Güneşin ağır kareler aldığı haritalarda ise durum biraz daha farklı olmaktadır. Genelde, dolaylı yoldan kontrolü mümkün olmayan olaylar ile kişi kendi iradesinden daha üst bir iradeye teslim olmak durumunda kalıyor ve sonunda farklı psiko dramaların içine çekiliyor. Ancak bunda kontrol mekanizması sanıldığı gibi ene/ego kaynaklı olmuyor. Birey, solar enerjisini daha farklı bir zeminde , helezonik tarzda ,eğik , doğrusal ve direkt olmayan biçimde Uranüsyen (black sun) kulvarda titreştirmeye başlıyor . Bu tarz durumlar ile hayatın içinde çok sık karşılaşmaları onların dayanıklılık ve dirayet kapasitelerini geliştirmelerine neden oluyor. Bu da ortaya başarılı bir insanın ya da maneviyatı çok kuvvetli şahısların gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Peki Güneş bu kadar önemli mi ? Evet. Güneş, her şeyden önce ‘ Ben’ demektir. Benliğin , kimliğin ortaya rahat bir biçimde konulması , kişinin hayat arenasında kuvvetli biçimde fark edilmesine, onore edilmesine, desteklenmesine imkan tanır. Ancak, genellikle bu harita konseptleri gelişmemiş bilinçte despot ve görgüsüz kişiliklerin oluşmasına zemin hazırlarken, Uranüs transiti ile birlikte takriben 45 li yaşlarda büyük bir düşüşe geçebilirler. Buna örnek olarak Pamela Anderson ın milyon dolarlık hayatının vergi borcu yüzünden alt üst olmasını verebiliriz. Yakın arkadaşı Kate Linn Rose ise bu düşüşü, Pamela nın tüm servetini eğlence hayatına ve zevkleri uğruna harcamasın neden olduğunu savunmaktadır .

Pamela nın haritasında , para akışının rahat ve zahmetsiz bir biçimde gelmesi gayet açık ve bunu rahatlıkla dış görünümü, bedeni, kişisel ihtiyaç ve hevesleri , zevkleri için kullanmasında abartıya kaçabilme olasılığı da …Sınırlama ve kalıcı gücün sembolü Satürn ün ise son derece güçlü bir ev yerleşiminde ancak düşüşte olması onu Transit Uranüs ile al aşağı etmiş durumda.

Konuyla ilgili olarak Toni Braxton, Wesley Snipes, Brendan Fraser, Lena Headey gibi ünlülerin haritaları örnek olarak verilebilir.

Onur Güven

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: