Haydi kollarınızı ve ayaklarınızı iki yana açın. Oldunuz bir pentagram…Çocukken boş bulduğunuz ne varsa elinize kalemi alıp çizdiğiniz o yıldızlar ile süslediniz defterlerinizi(Koruyucu pentagram) .
Pentagram nedir ? Pentagram, beş köşeli yıldız şeklinde, tek bir çizgiyle kesintisiz çizilen bir VENÜS sembolüdür. Tarih boyunca farklı kültürler ve inanç sistemlerinde görülmüş, özellikle okült** (gizli ilimler) **geleneklerde önemli bir simge haline gelmiştir. İlk bakışta basit bir yıldız şekli gibi görünse de, pentagramın taşıdığı anlamlar dönemden döneme ve topluluktan topluluğa büyük değişiklik göstermiştir. Aynı zamanda ay yıldızlı bayrağımızda da güçlü bir unsur olarak bulunur. Pentagram her zaman güç ve üstünlüğün de simgesi olmuştur. Burada pentagram sembolünün Antik Çağ’dan Orta Çağ’a, oradan modern okültizme ve Wicca gibi yeni dönem geleneklerine uzanan okült kullanımını ele almak istiyorum. Tarihsel gelişim çizgisi izlenerek, her dönemdeki başlıca anlamları, önemli figürleri ve dönüm noktalarını akademik bir üslupla irdeleyeceğim. Şimdiden kâğıtlara kaleminizi alıp o yıldızlardan çizebilirsiniz.

Antik Çağda Pentagram Sembolü
Pentagramın bilinen en eski örnekleri MÖ 4. binyıla kadar uzanır. Mezopotamya’nın Sümer uygarlığına ait Ur şehrindeki çanak çömlekler üzerinde yaklaşık MÖ 3500 civarında pentagram motifleri bulunmuştur . Bu dönemde beş köşeli yıldız sembolünün çeşitli Mezopotamya tanrılarıyla ilişkilendirildiği görülür. Örneğin, zaman zaman aşk ve savaş tanrıçası İnanna/İştar veya tanrı Marduk ile bağlantılı bir simge olarak kullanılmıştır (sekiz köşeli yıldız hariç). Bu da pentagramın, daha sonraları “okült” olarak nitelenecek gizemli anlamlarının, çok erken devirlerde dahi dini ve büyüsel sembolizmde yer bulduğunu gösterir.
Antik Dünyada pentagram sadece Mezopotamya ile sınırlı kalmamıştır. Antik Yunanlar da bu sembolü biliyor ve kullanıyordu. MÖ 6. yüzyılda yaşamış Pisagorcular (Pythagorecılar) pentagramı gizli bir tanıma işareti ve topluluğun simgesi olarak benimsemişlerdi . Pisagorcular pentagrama hugieia (“sağlık”) adını vererek onu iyi hal, sağlık ve ruhsal bütünlüğün sembolü saymışlardır . Hatta pentagram, Pisagor okulunda üyelerin birbirini tanıdığı, iyilik ve yardımı simgeleyen bir sembol olarak geçiyordu . Bu nedenle Antik Çağ’da pentagram, matematiksel estetiğin ötesinde, ezoterik bir anlam taşıyarak bir tür gizli birliktelik ve korunma işareti işlevi gördü.
Orta Çağ ve Rönesans Dönemlerinde Pentagram
Orta Çağ Avrupa’sında Hristiyanlık kültürü baskın hale gelirken, pentagram sembolü yeni anlamlarla yorumlanmaya başladı. Erken dönem Hristiyan sanat ve literatüründe pentagram, Hz. İsa’nın beş kutsal yarasını veya insanın beş duyusunu temsil eden bir sembol olarak kullanıldı . Orta Çağ’ın ünlü İngiliz destanı Sir Gawain ve Yeşil Şövalye (14. yy) bu sembole özel bir yer verir: Şövalye Gawain’in kalkanında altın bir pentagram vardır ve şiirin yazarı bu işaretin kökenini Kral Süleyman’a dayandırarak, Gawain’in beş erdemini simgelediğini açıklar. Bu örnek, Orta Çağ’da pentagramın yalnızca okültistlerce değil, aynı zamanda ana akım dinsel ve ahlaki anlatılarda da erdemin ve inancın bir simgesi olarak görülebildiğini gösterir.

Öte yandan Orta Çağ ve Rönesans boyunca maji ve okült geleneklerde pentagramın koruyucu bir tılsım olarak kullanıldığına dair izler vardır. Apotropaik (kötü ruhları uzaklaştırıcı) bir işlevle pentagram, muska ve büyü kitaplarında yer aldı. Alman folklorunda Drudenfuss adı verilen pentagram figürünün cadıları ve şeytani varlıkları uzak tuttuğuna inanılırdı . Ünlü Alman edebiyatçısı Goethe’nin Faust (1808) eserinde bu inanış yansıtılır: Faust’un evi girişinde çizili pentagram, şeytan Mefistofeles’in içeri girmesine engel olmasa da çıkış yolunu kapatarak onu tuzağa düşürür . Aslında bu sahne, Rönesans döneminden itibaren “Şeytanı bağlayan Süleyman’ın mührü” temasının bir yansımasıdır. Orta Çağ sonu ve Rönesans büyü metinlerinde, özellikle Heinrich Cornelius Agrippa (1486-1535) gibi okült filozofların eserlerinde pentagram, beş elementin (toprak, su, hava, ateş ve eter) ve insan bedeninin uyumlu oranlarının sembolü olarak resmedilmiştir . Agrippa’nın De occulta philosophia (1533) adlı eserinde, bir insan figürü kolları ve bacakları açık halde pentagram içine çizilmiştir; bu, insanın mikrokozmos (küçük evren) olarak görüldüğü hermetik felsefenin bir göstergesidir . Rönesans okültizmi pentagramı, antik bilgeliğin devamı niteliğinde, doğa ile ruh arasındaki uyumun simgesi olarak yorumlamıştır.
Modern Okültizmde Pentagram
19. yüzyılda batıda yaşanan okültizm canlanışı, pentagramın anlamında önemli bir kırılma noktası getirdi. Fransız okültist Éliphas Lévi (1810-1875), pentagramın duruşuna (yönüne) göre iyicil veya kötücül anlam taşıyabileceği fikrini popülerleştirdi. Lévi’ye göre tepe noktasını yukarı bakan (tek uç yukarı) bir pentagram, ruhun dört temel elemente hükmetmesini temsil eder ve bu şekliyle “iyi” kabul edilmelidir . Buna karşılık pentagram ters çevrilip iki ucu yukarı baktığında, kozmik düzenin tersine çevrildiğini, maddeci ve kaotik güçlerin ruh üzerinde üstünlük kurduğunu gösterir ki Lévi bunu kötülüğün simgesi olarak nitelemiştir . Lévi, ters pentagramın ucu yukarı bakan bir keçi başını andırdığını, bunun da şeytanî arzu ve kaosun işareti olduğunu söyler . Bu yorum, pentagramın popüler imgelemde “şeytan yıldızı” olarak anılmasının da temelini atmıştır.
Lévi’nin etkisiyle, 19. ve 20. yüzyıl okült örgütleri pentagramı ritüellerinin merkezine koydular. Hermetik Şafak Tarikatı (Golden Dawn) gibi 1880’ler sonunda kurulan ezoterik cemiyetler, küçük pentagram ritüeli gibi uygulamalarda pentagram çizmeyi, istenmeyen ruhani etkileri uzaklaştıran bir mühür olarak kullandılar . Pentagram, bu dönemde adeta evrensel bir koruma ve kontrol aracı haline geldi. Ünlü okültist Aleister Crowley (1875-1947) de pentagramı kendi öğretilerinde (Thelema sistemi) önemli bir sembol olarak benimsedi. Ne var ki Crowley, hocası Lévi’nin izinden gitmek yerine bazı konularda ona ters düştü: Crowley’e göre ters pentagram mutlaka kötü değildir; aksine ruhun maddeye inmesini, yani ilahi olanın madde düzlemine tecelli etmesini sembolize edebilir . Bu yorum, pentagramın anlamını katı bir iyi-kötü dikotomisine hapsetmekten ziyade, bağlama göre değişebileceğini göstermiştir. Yine de ana akım okült çevrelerde Lévi’nin uyarısı baskın kalmış ve ters pentagram imgesi giderek karanlık, şeytani güçlerle özdeşleştirilmiş ya da onları durduran bir güce etki etmiştir .
Modern dönemde bazı topluluklar bu “karanlık” imgeyi sahiplenmiştir. Özellikle LaVeyen Satanizm olarak bilinen akım, pentagramı ters biçimiyle bilinçli olarak kullanır. Anton LaVey’in 1966’da kurduğu Şeytan Kilisesi (Church of Satan), resmi sembolü olarak Baphomet’in Sigili adı verilen, içine keçi başı yerleştirilmiş ters pentagram figürünü benimsemiştir . Bu sembol, bizzat Lévi’nin tarif ettiği “keçi başlı pentagram” imajının gerçekleştirilmiş hali gibidir ve Satanizm akımının benimsediği değerleri yansıtır. Böylece pentagram, modern okültizm sahnesinde hem ışığın hem karanlığın sembolü olarak çift yönlü bir rol üstlenmiştir. Ancak olumlu ve ışığı getiren form bu şekilde görselleşmiştir. Yani çocukken kâğıda çizdiğimiz o yıldız. Fakat diğer formlarda aksine yine kötülüğü bastıran yıldız(Satürn / Terazi) imgesi olarak karşımıza çıkacaktır.

Wicca Geleneğinde Pentagram
20. yüzyılın ortalarında ortaya çıkan Wicca inancı, pentagram sembolüne yepyeni bir dini kimlik kazandırmıştır. Britanyalı Gerald Gardner’ın öncülük ettiği (1940’lar-50’ler) bu neopagan hareket, pentagramı ve etrafına çizilen daireyi (pentacle) temel sembollerinden biri olarak kullanır. Wicca’da pentagram genellikle tepe noktası yukarı bakacak şekilde tasvir edilir ve doğanın dört elementine (toprak, su, hava, ateş) ilaveten ruhu temsil eden beş ucu ile doğa ve ruh arasındaki dengeyi simgeler . Bu yorum, Lévi gibi okültistlerin vurguladığı “ruhun madde üzerindeki hükmü” fikriyle uyumludur ve pentagramı Wicca için pozitif, düzenleyici bir sembol haline getirir. Birçok Wiccan, pentagramı koruyucu bir tılsım olarak takar ve ritüellerinde elementleri çağırmak veya dairelerini kutsamak için pentagram çizer.

Ne var ki, pentagramın Satanizm gibi akımlarla ilişkilendirilmesi, Wicca takipçileri için zaman zaman yanlış anlaşılmalara ve toplumsal zorluklara yol açmıştır. Özellikle 20. yüzyıl sonlarında Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı okullarda pentagram sembolü taşıyan giyim ve takılar, şeytanî çağrışım yaptığı korkusuyla yasaklanmaya çalışılmıştır . Ancak mahkeme kararları, Wicca inancının yasal olarak korunmuş bir din olduğunu ve pentagramın dini özgürlük kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini teyit etmiştir . Nihayet 2007 yılında ABD Gaziler İşleri Bakanlığı, pentagramlı pentacle sembolünü ulusal mezarlıklarda fallen (hayatını kaybetmiş) Wiccan askerlerin mezar taşlarına konulabilecek resmi dinî simgeler listesine eklemiştir . Bu karar, on yıldan uzun süren hukuk mücadelesinin ardından gelmiş ve pentagramın Wicca bağlamındaki kutsal statüsünün kamuoyu nezdinde de tanınmasını sağlamıştır.
Sonuç olarak , Pentagram sembolünün okült kullanımı, binlerce yıllık bir kültürel ve spiritüel evrimin ürünüdür. Antik Mezopotamya’dan Antik Yunan’a, Orta Çağ efsanelerinden Rönesans büyücülerine, 19. yüzyıl okültistlerinden modern Satanist ve neopagan hareketlere kadar, farklı topluluklar pentagrama kendi dünya görüşlerini yansıtan anlamlar yüklemiştir. Bu süreçte pentagram kimi zaman sağlığın, bilgeliğin ve korunmanın simgesi olarak görülmüş, kimi zaman da yasak bilginin veya kötücül güçlerin damgası olarak damgalanmıştır. Günümüzde pentagram, özellikle Wicca gibi çağdaş pagan inançlarda ve çeşitli okült uygulamalarda yaşayan bir semboldür. Anlamı ise onu kullanan geleneğin niyetine bağlı olarak değişir: Bir Wiccan için yaşamın unsurlarını birleştiren kutsal bir sembol olan pentagram, bir Satanist için isyanın ve bireyselliğin ifadesi olabilir. Tüm bu yönleriyle pentagram, insanlık tarihinin mistik ve dini arayışlarında merkezî bir arketip olmayı sürdürmektedir.

Kaynaklar: Bu yazıda sunulan bilgiler güvenilir tarihi ve akademik kaynaklara dayanmaktadır. Özellikle Wikipedia’nın Pentagram maddesindeki akademik referanslar derlenerek kullanılmıştır . Bu referanslar, pentagramın farklı dönemlerdeki kullanım ve anlamlarına ilişkin ayrıntılı akademik çalışmalara ve belgelere işaret etmektedir. Pentagramın okült tarihteki yolculuğu hakkında daha derinlemesine bilgi edinmek isteyen okurlar, belirtilen kaynaklardaki ilgili çalışmalara başvurabilirler.
Onur Güven
Kaynakça:
Agrippa, Heinrich Cornelius. Three Books of Occult Philosophy. (1533).
Crowley, Aleister. The Book of the Law. (1904).
Lévi, Éliphas. Transcendental Magic: Its Doctrine and Ritual. (1854).
Cavendish, Richard. The Black Arts. (1967).
LaVey, Anton Szandor. The Satanic Bible. (1969).
Greer, John Michael. The New Encyclopedia of the Occult. (2003).
Guiley, Rosemary Ellen. The Encyclopedia of Witches, Witchcraft and Wicca. (2008).
Hutton, Ronald. The Triumph of the Moon: A History of Modern Pagan Witchcraft. (1999).
Wikipedia contributors. “Pentagram.” Wikipedia, The Free Encyclopedia. En son erişim: Nisan 2025.

