23 Haziran 2000’de Amsterdam’da gerçekleşen Tiësto’nun Magik Six performansı, astrolojik açıdan dikkat çekici bir göksel konfigürasyona denk gelmekteydi. Bilhassa ‘silence ‘ remixi ve gök yüzündeki sessiz burçların yoğunluğu (balık – yengeç ) sessiz çığır etkisi ile uzun yıllar kitlelerde yankı yapmıştı. Yengeç burcundaki Güneş, Venüs ve Mars kavuşumu duygusal yoğunluğu ve yaratıcı enerjiyi simgelerken, Boğa burcundaki Jüpiter–Satürn kavuşumu yeni bir kültürel döngünün sembolü olarak yorumlanabilir. Bu döngünün etkisi, elektro müzikte kolektif düşünce ve duyguların oluşturduğu egregor kavramı üzerinden değerlendirildiğinde, aradan geçen yıllara rağmen performansın dinleyiciler üzerindeki etkisini sürdürmesiyle ilişkilendirilebilir.
Balık burcundaki Ay ile Kova burcundaki Uranüs ve Neptün ise müziğin hipnotik, kolektif ve elektronik karakteriyle sembolik bir paralellik kurmaktaydı. Sabit yıldızlar açısından Satürn–Algol, Jüpiter–Alcyone ve Merkür–Castor kavuşumları da dikkat çekici start up larda önemli ! . Geleneksel astrolojide bu yıldızların temsil ettiği yoğunluk, dönüşüm, ilham ve zihinsel ifade temaları, performansın sembolizmine ayrı bir derinlik kazandırmaktaydı.
Bu göksel tablo, 2000’li yılların trance kültürünün ruhunu astrolojik sembolizm üzerinden okumak için ilginç bir zemin sunmaktadır. Nitekim Tiësto’nun müzikal tarzı 2010’lu yıllardan itibaren önemli ölçüde değişmiş olsa da Magik Six, geçmişe dönük dinleyici ilgisini koruyarak trance tarihinin unutulmaz performansları arasında anılmaya halen devam etmektedir. Bu süreklilik, müzikal bir deneyimin kolektif hafızada nasıl kalıcı bir iz bırakabildiğini göstermektedir. 6 nın(venüs ) gizemli aurası da burada önemli yere sahip.
TIËSTO MAGIK ONE / FIRST FLIGHT
15 Eylül 1997’de yayımlanan Tiësto’nun Magik One: First Flight çalışması, elektronik müziğin trance kültürüne dönüşümünde önemli bir başlangıcı temsil ederken astrolojik açıdan da dikkat çekici bir göksel konfigürasyona denk gelmekteydi. Özellikle Başak burcundaki Güneş ve Merkür, müzikal kompozisyonun matematiksel düzenini, ritmik sürekliliğini ve teknik ustalığını simgelerken, Balık burcundaki Ay müziğin hipnotik, sezgisel ve bilinçdışına seslenen karakteriyle sembolik bir paralellik kurmaktaydı. Başak–Balık ekseninin oluşturduğu karşıtlık, elektronik müziğin teknik yapısıyla dinleyicide meydana getirdiği electro / progressive hâli arasındaki ilişkiyi yorumlamak açısından oldukça anlamlıdır.
Akrep burcundaki Venüs ve Mars müziğin tutkulu ve dönüştürücü doğasını, Kova burcundaki Jüpiter ve Uranüs ise teknolojik yenilikleri ve kolektif bilinci simgelerken, Uranüs–Plüton sekstili bu dönüşümün kültürel etkilerini vurgulamaktaydı.
Okült astrolojide 1 sayısının Güneş, yaratıcı irade ve başlangıç prensibiyle ilişkisi, First Flight (İlk Uçuş) ismini ayrıca anlamlı kılmaktadır. Pisagorcu sayı sembolizminde monad, çokluğun kendisinden doğduğu birlik ilkesidir.
Egregor kavramı açısından değerlendirildiğinde Magik One, henüz oluşum aşamasındaki trance kültürünün ortak duygu, estetik ve müzikal hafızasının erken örneklerinden biridir. Aradan geçen yıllara rağmen dinlenmeye devam etmesi, elektronik müziğin yalnızca teknolojik gelişmelerle değil, dinleyicilerin ortak hafızasında oluşan sembolik bağlarla da varlığını sürdürebildiğini göstermektedir.
KFC ONE / TRANCEPARTY
31 Aralık 2000 – Atfedilen Tarih
2000 yılının sonuna tarihlendirilen KFC One – TranceParty, trance müziğin kolektif karakterini yansıtan uzun soluklu bir miks derlemesi olarak dikkat çekerken, bu tarihin gökyüzü de astrolojik açıdan anlamlı bir konfigürasyon sergilemekteydi.
Oğlak burcundaki Güneş–Merkür kavuşumu zaman, düzen ve ritmik sürekliliği simgelerken, Balık burcundaki Ay müziğin hipnotik ve sezgisel karakteriyle sembolik bir paralellik kurmaktaydı. Kova burcundaki Venüs, Uranüs ve Neptün elektronik yenilikleri ve kolektif bilinci temsil ederken, İkizler burcundaki Jüpiter ile Neptün arasındaki üçgen açı, iletişim, aşkınlık ve ortak müzikal deneyim temalarını güçlendirmekteydi.
Merkür’ün Ascella sabit yıldızıyla derecesel yakınlığı (Oğlak 13°38′), geleneksel yıldız sembolizminde Jüpiter–Merkür doğasıyla ilişkilendirilen zihinsel ifade ve düşünsel genişleme temaları açısından dikkat çekmektedir.
Boğa burcundaki Satürn ile Kova burcundaki Venüs arasındaki kare açı, geleneksel müzikal yapıların elektronik estetikle dönüşümünü simgelemektedir. Özellikle 2000 yılından 2001’e geçiş, Satürn’ün zaman ve döngüsellik prensibiyle sembolik bir paralellik taşımaktadır.
Egregor kavramı açısından TranceParty, farklı dünyaca ünlü DJ’lerin müzikal üretimlerinin ortak bir bilinç alanında birleşmesini temsil etmektedir. Uzun süreli ritmik tekrarlar ve kolektif duygular, müziğin bireysel algıyı aşan karakteriyle ilişkilendirilebilir.
Böylece KFC One – TranceParty,astrolojik sembolizm açısından bir dönemin kapanışını, elektronik müziğin kolektif hafızasını ve yeni bir kültürel döngüye geçişi temsil eden müzikal bir yolculuk olarak okunabilir.
PAUL OAKENFOLD / TRANCEPORT
3 Kasım 1998
1998 yılında yayımlanan Tranceport, elektronik müziğin hipnotik ve dönüştürücü karakterini yansıtan önemli trance derlemelerinden biridir. Albümün yayımlandığı tarihin gökyüzü, okült-astrolojik sembolizm açısından dikkat çekici karşılıklılıklar sergilemektedir.
Akrep burcundaki Güneş ve Venüs, müziğin derinlik, tutku ve dönüşüm temalarını simgelerken, Boğa burcundaki Ay ritmik sürekliliği ve duyusal deneyimi temsil etmektedir. Kova burcundaki Uranüs elektronik teknolojileri ve yenilikçi müzikal anlayışı, Balık burcundaki Jüpiter ise aşkınlık, sezgi ve kolektif bütünleşme temalarını öne çıkarmaktadır.
Yay burcundaki Merkür ve Plüton, zihinsel sınırların aşılması ve bilinç dönüşümüyle ilişkilendirilebilirken, Koç burcunun son derecesindeki Satürn zaman, eşik ve yeni döngülere geçiş sembolizmini güçlendirmektedir.
Okült düşüncede astral seyahat kavramıyla sembolik bir paralellik taşıyan Tranceport, ritmik tekrarlar ve atmosferik ses katmanları aracılığıyla dinleyiciyi gündelik zaman algısının dışına taşıyan müzikal bir deneyim olarak yorumlanabilir.
Egregoryen kavram açısından ise trance kültürü, bireysel deneyimlerin ortak bir duygusal ve sembolik alanda birleşmesini temsil etmektedir.
Böylece Tranceport, astrolojik sembolizm açısından müziğin zaman algısını dönüştüren ve kolektif bilinci ortak bir ritimde birleştiren yolculuğunu temsil etmektedir.
Onur Güven

