Site icon Onur Güven

VENÜS RETRO SERİSİ DEVAM: “J’ai tout oublié”

Öncelikle Müzik grupları nın incelemesine gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederim. Bilhassa dün Air in incelemesi sonrası oldukça teşekkür mesajı geldi. Bu kadar müzik sevdalısı (kült) olduğunu bilmiyordum. Bu yazıları tamamen doğaçlama yazıyorum yani özel bir manası ve gerekçesi yok. Şimdi Venüs Retro Serisine Devam Ediyoruz: “J’ai tout oublié” – Aşkın Unutuluşu ve Astrolojik Yolculuğu

İz bırakan arşivlerden derlemeleri araştırıp değiniyorum kısaca . Venüs Retro serisine kaldığımız yerden devam dedik. Venüs’ün geri gittiği anlarda, aşklar ve hatıralar da geçmişin derinliklerinden su yüzüne çıkarlar. Bazı hikâyeler geri dönmek ister ama biz onları unutmaya çalışırız. Peki ya unutan biz değilsek, unutulan bizsek?

“J’ai tout oublié”, aynı zamanda aşkın hafızada bıraktığı izlerin, kaybolan kimliğin ve unutma çabasının dokunaklı bir günlüğü. Marc Lavoine ve Cristina Marocco’nun sesinde, hatıraların ağırlığı ile hafızanın sadakati arasında sıkışıp kalan bir ruhun hikayesi saklı.

Bu şarkıyı dinlerken, Venüs ve Neptün’ün zamansız sisinde kaybolmuş bir aşka tanıklık ederiz. Sevdiği insanın hafızasında silinişine karşı koyamayan bir kalp, kendi kimliğini de kaybetmeye başlar.

“Mon nom ne me dit rien ni la photo sur mes papiers”

(Adım bana hiçbir şey ifade etmiyor, kimlikteki fotoğrafım bile…)

Artık yalnızca aşkı değil, kendini de unutmaya başlayan bir insanın sözleri… Bu, aşkın içinde kaybolmanın ve Venüs-Neptün dokunuşuyla varoluşun bulanıklaşmasının astrolojik bir yansıması. Psikadelik bilinçhallerine de böylelikle geçilebilir. Tabi biraz irade dışı durumlardır.

Şarkının Astrolojik Kodları da aslında : Unutuş, Kimlik Kaybı ve Aşkın Sisleri : Bu sözlerde Venüs ve Neptün’ün etkisi açıkça hissedilir. Neptün’ün en büyük illüzyonu var olanı koruyamamak, hatıraların sis içinde erimesine izin vermektir. Aşk bir kimliktir, fakat o aşk gidince geriye kim kalır?

Venüs-Neptün: Aşkı Kaybetmek, Kimliği de Kaybetmek

Venüs’ün Neptün ile kurduğu zorlayıcı açılar, aşkın bir rüya gibi başlamasına ama zamanla gerçeklere (Satürn) dayanamayışına işaret edebilir destekleyici sinastri etkileri yoksa tabi ki . Kaybolan sınırlar, kişinin aşk uğruna kendini eritmesi…Mars-Venüs Ayrılığı: Fiziksel ve Duygusal Kopuş

“Comment fait-on l’amour, si j’avais su?” (Nasıl sevişilir, bilseydim…) Burada Mars’ın fiziksel arzuları ve Venüs’ün duygusal bağları arasında kopan bir bağ hissedilir.

Merkür-Satürn: Hatıraların Ağırlığı ve Sessizlik

“Les mots doux de velours, je n’écris plus.” (Kadifemsi güzel sözleri artık yazmıyorum…)

Satürn, Merkür’ün hafızasını ağırlaştırdığında kişi kelimelerden kaçar. Aşkın sesi kısılır, duygular ifade edilmez.

Astrolojik Zamanlamalar ve Bu Şarkının Çağrısında aslında şarkıyı ilk duyduğunuz anı hatırlayabilirsiniz genellikle bu tarz şarkıları Venüs retrolarda işitirsiniz . O sırada gökyüzünde neler oluyordu? Her Venüs retrosu olumsuz değildir , ileri gittiğinde her şey tuz buz olmaz.

Bir Venüs retrosu yaşa ya da yaşama farketmez. Neptün ile açılar içindeki bir Venüs, seni geçmişin derinliklerine mi çekti? Merkür retrosu sırasında unutmak istediklerini hatırlamaya mı zorlandın?

Bazen bazı şarkılar, bazı gezegenlerin yankısıdır. Ve bazı anılar, bazı transitlerin hiç unutulmayan izleridir.

“J’ai tout oublié”, unutmanın mümkün olmadığı bir hatıranın astrolojik fon müziklerinden biri. Ancak sanırım unutup unutmama durumlarından ziyade başka şeylere istekli de olunabiliyor.

Onur Güven

Exit mobile version