Nasıl ki bedensel bağışıklık yalnızca vitaminlerle, ilaçlarla ya da dışarıdan verilen desteklerle oluşmuyorsa, ruhsal bağışıklık da yalnızca şifa teknikleriyle, meditasyonla veya inzivayla gelişmez.
Bedenin bağışıklık sistemi, hayatın içindeki mikroorganizmalarla karşılaşarak kendisini tanır, sınırlarını geliştirir ve direnç kazanır. Ruhun bağışıklığı da benzer şekilde, hayatın içindeki farklı insanlarla , kalabalıklarla, çatışmalarla, beklentilerle ve görünmez etkilerle temas ederek güçlenir.
Bu nedenle ruhsal gelişimin amacı dünyadan tamamen uzaklaşmak değil, dünyanın içinde kaybolmadan var olabilmektir.
İnziva, insanın kendi merkezini bulması için bir alan açabilir. Fakat gerçek sınav, o merkezden ayrılmadan kalabalıkların içine dönebilmektir. Sessizlikte huzurlu olmak kolaylaşabilir Asıl ruhsal dayanıklılık, gürültünün içinde de içsel sessizliği koruyabilmektir.
Ruhsal immünite, dışarıdan gelen her şeyi reddetmek değildir. Her etkiyi içeri almadan, neyin kendine ait olduğunu ve neyin dışarıdan geldiğini ayırt edebilmektir.
Belki de güçlü bir aura dediğimiz şey dünyadan kopuk bir enerji alanı değil, dünyanın içinde temas hâlindeyken bile kendi merkezini kaybetmeyen bir bilinç.
Çünkü ruhsal bağışıklık, korunarak değil yalnızca temas ederek, deneyimleyerek, ayırt ederek ve yeniden kendi merkezine dönmeyi öğrenerek gelişir.
Onur Güven

