Site icon Onur Güven

HÂL ÜZERE HÜKÜM OLMAZ ! , İRÂDE İLAHİ LUTFA MUHTAÇTIR

Hayatta kimseyi kınamayın. Çünkü insan kınadığı şeyle sınanır. İnsan, yaşamadığı günahın değil, henüz sınanmadığı imkânın masumudur. Sınanmadığın bir günahın masumu değilsin. Dokunmadığı ateşle kendini arınmış sanan çoktur. Çirkini öpmemişler kendini namuslu zannetmiş, dağda evliya olmak kolay inde şehir de görelim kerametini … Bu gibi sözler aslında Anadolu irfanından gelir. Zira libidosu, gücü ya da imkânı olmayan biri kolayca erdem iddiasında bulunabilir. İmkansızken sadakatten söz etmek basittir asıl olan, imkân eline geçtiğinde sergilenen tezahürlerdir. Bu yüzden pehlivan eli şakağında otururken değil, er meydanında belli olur. İnsanların hayattaki duruşu, ancak uygun koşullar ve ortamlar oluştuğunda gerçek yüzünü gösterir.

Bir insan olumsuz bir zeminin, bir kaçak altın madeninin içine düştüğünde onu oradan çekip çıkaracak, durumu dengeleyecek aynı titreşimde bir güç yoksa, salt irade ile oradan çıkamaz, çok zordur. İlahi lütuf devreye girmeden irade tek başına yükü taşıyamaz. Her karanlık hâl, kendisini kompanse edecek bir faaliyet alanı ve antidot frekans talep eder ki oradan çıkabilsin. Bugün erdem sandığın şey, yarın önüne imkân konduğunda sessizce dağılabilir. Nitekim nebi ve rasuller, evliyalar dahi günahlardan sakınmayı kendi kudretlerine değil, Allah’ın lütfuna ve ihsanına bağlamışlardır.

‘’Göklerin lütfuna azim , irade ile ulaşılmaz. Onlar Tanrı vergisi ve lütfudur. ‘’ der İnayet Han…

Bu sebeple kimseyi içine düştüğü hâl yüzünden kınamayın. Zira yarın hangi eşiğin kime açılacağı bilinmez. Tevazu, görünmeyen âlemlerin zırhıdır. Lütfa sığının. Çünkü cereyanın ortasında, bir lokma ve bir hırka değil ancak lütuf ve denge insanı ayakta tutar. Zira cereyanın önünü kesen de ilahi lütuflardır.

Dolayısıyla , tasavvufta hâl makamı üzere hüküm, kınama olmaz.! İrâde , ilahi lutfa muhtaçtır.

Kınama, yaşarsın dikkat et !

Onur Güven

Exit mobile version